Olağanüstü Hal‘in 15 Temmuz darbe girişimine karışanların bertaraf etme gerekçesiyle 3 ay süreyle başlatılmasından bu yana 17 ay geçtiğinin belirtildiği açıklamada, şöyle denildi:
"On yedi aydır devam eden Olağanüstü Hal Rejimi boyunca parlamentonun yetkileri gasp edilerek çıkartılan toplam 30 Kanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenlemeler, Türkiye`yi hızla karanlığa doğru sürüklüyor. 24 Aralık sabahı yayınlanan 695 ve 696 Sayılı KHK`larda yapılan düzenlemeler, içine sürüklendiğimiz bu karanlığın en açık göstergesidir.
2756 kamu emekçisinin daha hukuksuz biçimde ihraç edildiği bu KHK`larla, tutuklu sanıklara tek tip elbise uygulamasından Yargıtay`a yeni üyeler atanmasına, taşeron işçilerden Varlık Fonu`na dış borç yetkisine kadar çok sayıda yeni düzenleme yapılmıştır.
Bu düzenlemelerin en korkutucu olanlarından birisi, 696 Sayılı KHK`nın 121. Maddesi ile herhangi bir kamu görevi taşımayan sivillerin ‘terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında‘ hukuki sorumsuzluk getirilmesidir. Şiddeti özendiren, toplumsal çatışmayı körükleyen, hukukun üstünlüğü ilkesini yok sayan bu cezasızlık sistemi asla kabul edilemez!
AKP Hükümetini bir kez daha uyarıyoruz! Hükümet, kendi siyasal istikbali için ülkenin geleceğini karanlığa sürüklemeyi bırakmalıdır. Ülke olarak ihtiyacımız olan şey, toplumsal çatışmaların körüklenmesi değil, barış ve huzur dolu bir Türkiye`dir."
AKP Hükümeti‘nin OHAL`i darbe girişiminde bulunanlarla hesaplaşmak için değil, kendi siyasal ihtiyaçlarını karşılamak için kullandığının herkes tarafından anlaşıldığına vurgu yapılan açıklamada, şöyle denildi:
"Hukuk düzenini ve toplumsal barışı tehdit eden bu gidişata artık bir son verilmelidir. Daha da geç olmadan, halk iradesini görmezden gelen, güçler ayrılığı ilkesini tanımayan, parlamentonun yasama yetkisini gasp eden bu düzenlemeler geri alınmalı, OHAL Rejimine derhal son verilmelidir."