TRT İzmir Bölge Müdürlüğü önünde 21 Haziran 2019 tarihinde düzenlenen basın açıklamasında ilk sözü alan İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Misket Dikmen, TRT`nin mesleki gelişim için okul niteliğinde olduğuna vurgu yaparak, "İhtiyaç fazlası diye nitelendirilen personel, özel yetenekleri olan personeldir. Yayıncılığı bu okulda sürdüren personel, binlerce kişilik sınavlarını geçerek gelmiştir. Çalınmış KPSS sorusu ile girenlerin değil, emekleriyle, yetenekleriyle bu kuruma giren personeldir" diye konuştu.
Dikmen`in ardından Haber-Sen adına konuşan TRT çalışanı Emine Özgür ise bu adımın kadrolaşmayı kolaylaştırmayı amaçladığına vurgu yaparak, "Çoğunluğu TRT`de yetişen, bilgi ve birikimlerini kuruma aktaran çalışanların, uzmanlık alanları dışında görevlendirilerek atıl bırakılmak istenmesi, kamu yönetiminde etik ve liyakat ilkelerine aykırı olduğu gibi, kurumsal hafızanın da yok edilmesine neden olacaktır" diye konuştu.
Bu kişilerin arasından mühendis, sanatçı, prodüktör, yönetmen, spiker, montajcı, müfettiş, muhabir, kameraman, teknisyen ve teknikerlerin bulunduğunu hatırlatan Özgür, "Kamu hizmeti yayıncılığını savunan, yetişmiş, deneyimli, üretmekten yana olan emekçilerin tasfiyesinden derhal vazgeçmelidir. Devlet Personel Başkanlığı`na bildirilen liste geri çekmelidir" dedi. Ses sanatçısı, prodüktör, yönetmen, spiker, montajcı gibi kuruma özgü uzmanlığı bulunan personelin kolay yetişmediği ifade eden Özgür, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Belli bir çabanın, emeğin, birikimin ürünü olan bu çalışanları, hangi kuruma göndermeyi düşünüyorsunuz? Tarım ve Orman Bakanlığı`na mı? Anayasada ve kendi yasasında özerk ve tarafsız bir kamu hizmeti yayıncısı olarak tanımlanan TRT, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve sonrasında çıkartılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile özerk ve kamu yararına yayın yapan bir kurum olmaktan çıkartılmıştır. Gelirleri, halkın vergileri ve bandrol ücretlerinden oluşan TRT tek bir sesin` temsilcisi olmuştur."
Kuruma dışarıdan "özel hukuk hükümleriyle" personel alımı yapıldığına işaret eden Özgür, "TRT birilerinin arka bahçesi değildir, arpalığı hiç değildir! Kendi yandaşlarını yine yandaş kurumlardan TRT`ye aktaranlar, bir yandan da dış yapımlarla kendi destekçilerinin cebini doldurmaktadır" diye konuştu.
Anayasa rağmen TRT`nin Kanun Hükmünde Kararnameler ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle bir şirkete dönüştürülmeye çalışıldığına vurgu yapan Özgür, "Sadece TRT çalışanlarının haklarının korunması için değil, TRT`nin özerk, demokratik ve kamusal yayın yapacak bir kurumsal yapıya kavuşturulması için tüm kamuoyunu duyarlı olmaya ve mücadelemize destek vermeye çağırıyoruz" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.