Tüm Haberlere Dön
HRANT DİNK, KATLEDİLMESİNİN 13. YILINDA ANILDI
Haberler İzmir

HRANT DİNK, KATLEDİLMESİNİN 13. YILINDA ANILDI

Aralarında TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu’nda (İKK) yer aldığı İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, 19 Ocak 2020 tarihinde Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’i katledilişinin 13. yıl dönümünde andı. Cinayetin gerçek sorumlularının yargılanmadığına işaret edilen açıklamada, toplumda adalet duygusunun zayıfladığına vurgu yapıldı.

Emek ve Demokrasi Güçleri`nin çağrısıyla Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde gerçekleştirilen anma etkinliğinde, "Faşizme inat, kardeşimsin Hrant", "Yaşasın halkların eşitliği" sloganları atılırken, ortak açıklama KESK İzmir Şubeler Platformu`ndan Necip Vardal tarafından okundu.

Dink cinayetinin gerçek sorumluların yargılanmadığının ifade edildiği açıklamada "Gerçek sorumlular hiçbir şekilde yargılanmadı, onu hedef gösterenler, tehdit edenler cezasız kaldılar. Cinayete adı karışanlardan bazıları terfi ettirildi, ödüllendirildi" ifadelerine yer verildi. Göz önünde olan faillerin Ogün Samat, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel ile birkaç isme daha cezalar verildiğin hatırlatıldığı açıklamada, şöyle denildi: 

"Yargılamanın devam ettiği ilk beş yılda üç-beş tetikçinin ötesine geçilmedi, soruşturma genişletilmedi. ‘Öldür` diyenler ise halen yargılanmadı. Cinayette kamu görevlilerinin payını gösteren izlere rağmen, Jandarma, MİT ve Emniyet görevlileri, dava dosyasından uzak tutulmaya çalışıldı. Dink`i düşüncelerini ifade etmesinden dolayı makamlarına çağırarak adeta tehdit edenler, onu hedefe koyanlar korundu, kollandı."

Toplumda adalet duygusunun zayıfladığına vurgu yapılan açıklamada, "Bugün yaşadığımız ülke, her bakımından 13 yıl öncesinin çok gerisinde. Ama en kötüsü, kötülüğün sıradanlaşması sürecinin tamamlanmış olması" denildi. 13 yıl önce Hrant`ı katleden zihniyeti hayatın her alanına hakim olmaya başladığının ifade edildiği açıklamada, şöyle denildi: 

"Hrant Dink gittiğinden beri gökyüzüne uçan ve bir daha geri gelmeyen güvercinleri sayamaz olduk. Ne çoğu yaralandı kanadından kolundan. Barış olsun, hiçbir çocuk yetim kalmasın, öksüzlüğü bilmesin istiyorlardı onlar da. Ateş düşmesin hiçbir yüreğe diyorlardı. Biraz olsun araladığın kanlı kuyu ne çok can çekti içine. Hâlâ bu topraklarda farklı dillerden söylenen türkülerle, birlikte halaya durma umudumuzu yok etmek istiyorlar. İstiyorlar ki, her renk griye dönüşsün, herkes aynı şeyin doğru olduğunu düşünsün; sorgusuz sualsiz her şeye evet desin."