TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İKK), Çeşme ve Urla`daki 511 parseline ilişkin verilen acele kamulaştırma kararına tepki gösterdi. Suudi Arabistan`lı emlak şirketi Albassam Grup`un bölgeye ilişkin proje tanıtım kataloğu yayınlamış. "Acele kamulaştırma" kararı alınan alana 15 milyar liralık proje hazırladıklarını açıklamışlardı. Katalogda projenin, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İzmir Valiliği‘nin koordinasyonunda kamu-özel ortaklığı ile tamamının yabancı sermayeyle gerçekleştirileceği belirtiliyor. "Yeni Çeşme" adı verilen projede, bir havalimanının yanı sıra, 100‘ü mega yat olmak üzere toplam 800 yatlık 3 marina yer alacak. 4 milyon metrekareye yayılacak ve yaklaşık 20 bin nüfusun yaşayacağı öngörülen projede, 6 bin odalı 2 lüks otel, 2 bin 500 odalı 50 butik otel, lüks restoranlar, golf sahaları ve alışveriş merkezleri yer alacak. Şehir Plancıları Odası (ŞPO) İzmir Şubesi`nde düzenlenen 31 Ocak 2020 tarihinde düzenlen basın toplantısında konuşan ortak açıklamayı ŞPO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Şenyol Kocaer okudu. Bölgenin, 13 Eylül 2019 tarihinde yayımlanan Resmi Gazete`de yer alan Cumhurbaşkanlığı kararı ile "tarihi ve kültürel değerlerin yoğun olarak yer aldığı ve/veya turizm potansiyelinin yüksek olduğu yöreleri koruma" amacıyla "Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi" ilan edildiğini hatırlatıldığı açıklamada, şöyle denildi:
"Ancak bu konuda yaşanan gerçekler göstermektedir ki Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi ilan etmenin karşılığı doğal alanların imara açılmasıdır. Doğal, tarihi veya tarımsal önemleri nedeniyle korunması gereken alanlara dair, rant çevrelerine ait yatırımların önünü açması, bunu kolaylaştıracak kararların alınması ve bu doğrultuda planların onaylanmasını sağlamak için kullanılmak üzere turizm alanı statüsü bir araç olarak kullanılmaktadır."
Akdeniz ve Ege kıyılarında rant amaçlı "koruma" ilanlarına sık rastlandığına vurgu yapılan açıklamada, "Geçtiğimiz günlerde ilan edilen acele kamulaştırma kararının içeriği incelendiğinde bu endişemizin doğrulandığını görüyoruz. Kamulaştırılacağı ilan edilen parsellerin bir kısmının tarım alanlarında ve doğal sit alanlarında, kalan kısmının da el değmemiş doğal alanlarda kaldığı görülmektedir" denildi. Bölgenin tarım, orman ve sit alanı kararlarıyla korunduğuna vurgu yapılan açıklamada, "Daha önce, benzer bir yolla kamulaştırılıp sonrasında plan onama yetkisine sahip kurumlar eliyle yapılan planlarla arazilerin rant değerinin artırıldığını ve bazı sermaye gruplarına peşkeş çekildiğini biliyoruz. Suudi yatırımcıların bu bölgeye ilişkin ‘Yeni Çeşme` projesinin görselleri geçtiğimiz gün basında ortaya çıktı. Bütün bunlar açıkça acele kamulaştırma kararının peşkeş amacı taşıdığını göstermektedir" ifadelerine yer verildi.
Acele kamulaştırma işleminin, sadece yurt savunması ihtiyacı ve olağanüstü durumlarda uygulanması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, "Kültür ve Turizm Bakanlığı eliyle doğal alanların ve dolayısıyla ekolojinin yok edilmesi ve halkın malının acele kamulaştırılması kararı ile sermayeye rant sağlanmasına dönük bir araç olarak kullanılması durumunda hukuki mücadele vereceğimizi kamuoyuna bildiririz" denildi. Açıklamada, yurttaşlara İzmir`e sahip çıkma çağrısı da yapıldı.