Tüm Haberlere Dön
Haberler İzmir

MMO’NUN SANAYİ RAPORU “GÜVENSİZLİK” VURGUSUYLA YAYIMLANDI.

Makina Mühendisleri Odası (MMO) tarafından hazırlanan, “Sanayinin Sorunları ve Analizleri: Güvensizlik Aşılamıyor, Döviz Pusuda” başlıklı rapor, 26 Şubat 2020 tarihinde yayımlandı. TL’den kaçışın sürdüğüne ve döviz bazlı mevduatın yüzde 52’ye ulaştığına vurgu yapılan raporda, “Otoriter siyasi yapılanmanın hem içeride tüketici ve girişimciye hem de dışarıda özellikle finansörlere güven vermemesi, 2020’ye girerken de en önemli sorun olarak varlığını koruyor” tespitlerine yer verildi.

MMO Danışmanı Ekonomist Mustafa Sönmez tarafından TÜİK, Merkez Bankası, Hazine ve Maliye Bakanlığı, T. Bankalar Birliği, IMF verileri kullanılarak hazırlanan raporda, Merkez Bankası`na müdahale edilerek faizlerin düşürülmesi ve döviz kurunun baskılanmak istenmesine rağmen ekonomin "canlanmadığı" vurgu yapıldı. Ekonomi Güven Endeksi`nin ancak krizin başladığı ilk aylara döneme geri döndürülebildiğine dikkat çekilen raporda, güvenin krizi öncesi dönemin ise çok altında olduğu hatırlatıldı.

Kamu bankalarının "zorlanarak" kredi hacminin yapay bir şekilde büyütülmeye çalışıldığına değinilen raporda, enflasyonun ve cari açığı birlikte büyümesinin yeni bir krize kapı aralayacağına dikkat çekildi. İşsizlikte hissedilir bir iyileşmeye olmadığının vurgulandığı raporda şu bilgilere yer verildi:

"Ekonomik Güven Endeksi, 2018 Ocak ayında 106 dolayındaydı. Temmuz 2018`de başlayan döviz türbülansı ile 97`ye kadar indi. İzleyen aylarda iniş sürdü ve Mayıs 2019`da 82`ye yaklaşarak dibe vurdu ve sonra biraz toparlanmaya başladı. 2020 Ocak ayı Ekonomi Güven Endeksi 97 olarak ölçüldü. Bu, 2018 başındaki değerin hâlâ 9 puan gerisinde ama inişin başladığı Temmuz 2019`a da ancak geri dönüş anlamına geldiği söylenebilir.

Güvensizlik TL`den uzak durma ile sürüyor. AKP`nin yükseliş zamanlarında yabancı parada tutulan mevduat toplamın yüzde 30 dolayında seyrederken, Şubat 2020`de yabancı paradaki mevduat, toplam mevduatın yüzde 52`sini buldu.

AKP rejiminin özellikle dış yatırımcıların gözünde güvenirliğini ölçen Türkiye CDS`i (ülke risk primi) 256`ya inse de Türkiye açık ara riskli ülke görünümünde. Türkiye`ye en yakın risk primi olan Güney Afrika`nın CDS`i 169 ve Türkiye`nin riskinin yüzde 66`sından ibaret. Risk primi Brezilya için 99, Endonezya için 63 seviyelerinde bulunuyor."

Güvensizliğin uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının raporlarına da yansıdığına değinilerek, "İçeride siyaseti ve ekonomiyi yönetmekte güçlük çeken AKP rejimi ekonomik küçülmeyi durdursa da sadece cılız bir büyüme elde erebilmiş durumda. Bu da gerilemiş güveni henüz geri getirmeye yetmiyor. 2 Mart`ta TÜİK tarafından yapılacak açıklamada, 2019 Dördüncü Çeyrek GSYH`nın yüzde 5 dolayında büyüdüğü görülebilir. 2019 yılının tamamı için GSYH verisi ise muhtemelen yüzde 0,5 dolayında büyüme olacak" denildi.

Sanayi üretiminde 2019`un son çeyreğinde kısmen toparlanma yaşandığına işaret edilen raporda, "Görece artan iç talep ve fiyat kırarak hızlandırılan ihracat etkili oldu denilebilir. Yine de yılın tamamında sanayi üretimi yüzde 0,6 düşüş gösterdi" ifadelerine yer verildi.

Merkez Bankası`nın kontrole alarak düşük faizli kredi ve kamu bankalarının rezervlerini döviz kurunun kontrol edilmesinin risk yaratığına işaret edilen raporda, "Ekonomiyi zorla ısıtma çabaları, güveni geri getirmeye yetmediği gibi, kısa sürede enflasyonu tırmandırma, cari açığı büyütme ve döviz fiyatlarını yukarı çekme riskini içinde barındırıyor. Otoriter siyasi yapılanmanın hem içeride tüketici ve girişimciye hem de dışarıda özellikle finansörlere güven vermemesi, 2020`ye girerken de en önemli sorun olarak varlığını koruyor" tespitlerine yer verildi.  

Raporun tam metnine aşağıdaki dosyalar bölümünden ulaşabilirsiniz.