İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri`nin 4 Nisan 2020 tarihinde yaptığı açıklamada, salgının yayılma hızına dikkat çekilerek, alınan önlemlerin yetersiz olduğu ifade edilerek, şöyle denildi:
"Siyasi iktidar tarafından alınmayan tedbirlerin en olası kurbanları da ne yazık ki emekçiler olacak görünüyor. Dil, din, cinsiyet, milliyet ayrımı yapmayan salgın ile mücadelede açık bir sınıf ayrımcılığı yaşanıyor. İşçiler fabrikalarda, kalabalık iş yerlerinde, toplu taşımada ölüme gönderilirken ‘evde kal` çağrıları yapılıyor.
İktidarın, ‘çarklar dönecek` dayatmasının en büyük bedelini, bu salgın koşullarında çalışmak zorunda bırakılan büyük oranda örgütsüz işçiler ve aileleri ödeyecektir. Ancak meselemiz salgındır ve bedel bununla sınırlı kalmayacaktır. Bedeli, patronların çıkarları uğruna salgının kontrolü zorlaştıkça bütün bir toplum ödeyecektir. Çarkların dönmesi, daha çok işçinin hasta olması demek; çarkların dönmesi, daha fazla temas demek, daha fazla risk demek. Çarkların dönmesi, virüsün fabrikalardan bütün yaşam alanlarına doğru yayılması, hasta sayısının katlanarak artması demek. Çarkların dönmesi, salgının bir işçi kırımına dönüşmesi demek."
811 Bin Genç İşçi Çalışmaya Zorlanıyor
20 yaş ve altındaki gençler için sokağa çıkma kısıtlamasına gidildiğinin hatırlatıldığı açıklamada, 20 yaş altındaki genç işçilerin ise "çarkların dönmesi" adına kapsam dışı tutulduğunun dile getirildiği açıklamada, "İşverenlerin dayatması sonucu, çoğu özel sektörde olmak üzere, 18-20 yaş arasında 811 bin genç işçi çalışmaya zorlanmaktadır. Bu gençlerin diğer yaşıtlarından bir farkları, onları virüsten koruyacak ilahi bir güç varmış gibi davranılmakta, alınan önlemlerin çelişkili ve samimiyetten uzaklığı gözler önüne serilmektedir" denildi.
Acil ve zorunlu olanlar dışında mal ve hizmet üretiminin durdurulması ve bütün işçiler en az iki hafta ücretli izne çıkarılması çağrısı yapılan açıklamada, işten çıkarmaların yasaklanması istendi. Kredi borçları ile faturaları salgın riski boyunca faiz işletilmeden ertelenmesi çağrısı yapılan açıklamada, şu önlemlere de yer verildi:
"-Bu süreçte özel sağlık kuruluşları kamu kontrolüne geçirilmeli, yurttaşların sağlık hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız olmalıdır.
-Salgın dönemlerinde dezavantajlı kesimler olarak kabul edilen; hiçbir geliri ve birikimi olmayan yoksullar, göçmenler ve tutuklu/hükümlüler için yaşamlarını ve sağlıklarını koruyacak fiili ve yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir."
İnternet üzerinden alışverişin çeşitli kampanyalarla artırıldığında dikkat çekilen açıklamada, sektörde çalışan emekçilerin haftada 6 gün, günde 14-15 saat mesai ile internet siparişlerini yetiştirmeye çalıştığını ve kargo ve PTT emekçilerinin yükünün artığı ifade edildi. Yurttaşlara zorunlu olmayan online alışverişlerinin ertelenmesi çağrısında bulunulan açıklamada, "Bu durumun ortadan kalkması adına ve toplumsal dayanışmanın gereği olarak, tüm yurttaşlarımızı duyarlılık göstererek zorunlu olmayan online alışverişlerini salgın süresince ertelemeye, sektörde emek verenlerin iş yüklerini hafifletmeye çağırıyoruz" ifadelerine yer verildi.