Ankara‘da 8 Mart 2007 tarihinde Yüksel Caddesi‘nde toplanan kadınlar Abdi İpekçi Parkı‘na yürüdüler. KESK, DİSK, TMMOB, İHD, ÖDP, EMEP, DTP, SDP, Ankaralı feministler, ÇGD, Akdam, Ankara Tabip Odası, Ankara Halkevi, Anti Kapitalist Dergisi, Demokratik Özgür Kadın Hareketi, YÖGEH, KAOS GL, Kırkörük Kadın Kooperatifi, Kollektifçi Kadınlar, KADER, GKM‘li Kadınlar, ODTÜ‘lü Kadınlar, Dikmen Vadisi Kadınları, AFSAD, V Fekat, Pembe Hayat LGBTT, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, 78‘liler Derneği, Körler Federasyonu ve 2 Temmuz Vakfı‘ndan kadınlar Yüksel Caddesi‘nde toplandılar.
Ankara Kadın Platformu pankartı en önde olmak üzere eyleme katılan kurumların isimlerinin yazdığı dövizleri temsili olarak tutan kadınların arkasında renkli ve coşkulu bir kalabalık oluştu. Yürüyüşün başlangıç saatlerinde Yüksel Caddesi‘nde, AFSAD "Bir gül sunuyorum sana" adlı kadın resimlerinden oluşan bir fotoğraf sergisi açtı. Kırmızı Çizgi Müzik Topluluğu‘nun türküleri ve dünyadan çeşitli örnekler sundukları ezgilere eşlik eden kadınlar, halaylar çektiler.
Farklılıklarıyla birarada kendine özgü renkler oluşturan kadınlar; sloganlar, davullar, ziller ve alkışlar eşliğinde Abdi İpekçi Parkı‘na doğru yürüdüler. Eylemin 2911 sayılı Yasa‘ya aykırı olduğu, Valilik‘ten izin alınmadığı gerekçesiyle kadınların yürümesine engel olundu. Bu gelişmeler üzerine "Kadınlara değil, çetelere barikat", "Sokaklar bizim barikatı kaldırın" sloganları atan kadınlar oturma eylemi yaptı. Yapılan görüşmeler sonucunda eylemcilerin üst geçitten, trafiği aksatmadan geçmesi koşuluyla yürüyüşe izin verildi.
Yaklaşık 1000 kişinin katıldığı yürüyüş boyunca "Yaşasın 8 Mart", "Kadınlar savaş istemiyor", "Yaşasın kadın dayanışması", "Ulusal, sınıfsal, cinsel sömürüye son", "Gelsin baba, gelsin koca, gelsin devlet, gelsin cop; inadına isyan, inadına özgürlük", "Eşit işe, eşit ücret", "Şiddetin utancı bize ait değil", "Söyleyecek sözümüz, değiştirecek gücümüz var", "Siyasette biz de varız", "Tacize, Tecavüze Son", "Pişirdiğim yemeğim, görünmeyen emeğim", "Kadın katliamı töre değil, namus cinayetidir", "Başka bir dünya mümkün" sloganları atıldı.
Ankara Kadın Platformu adına Gülsen Ülker, KESK, DİSK, TMMOB ve ATO adına da Satı Burunucu Çalı konuştu. "Bursa‘da yandık, Ceylanpınar da boğulduk ve Novamend‘de direniyoruz" sözleriyle başlayan basın açıklaması Kürtçe ve Türkçe olmak üzere iki dilde okundu. Satı Burunucu Çalı "Bizler işçi, kamu emekçisi, mühendis, doktor, ev emekçisi, işsiz ve öğrenci kadınlar yaşamı değiştirip dönüştürmek için verdiğimiz mücadeleyi daha da güçlendirmek ve haykırışımızı çarpıtan, oy-rant-reyting malzemesi yapan, üzerimizde yapılan emek sömürüsüne ve şiddet döngüsünü görmezden gelmek isteyen egemenlere hayır demek için buradayız" diye konuştu.
Kadınlar, "ucuz işgücü olarak görülmemek", "eşit işe eşit ücret", "asgari ücretin insanca yaşanabilir düzeye çıkarılması", "kamuda-özelde terfi ve yükselmelerde ayrımcılığın ortadan kalkması", "siyasette temsil", "istihdamda eşitlik", "ev içi emeğin görünür kılınması" ve "ev emekçisi kadınların sosyal güvenlik-sosyal yardım hakkı alabilmesi", "işyerinde ayrımcılık, taciz ve baskının ortadan kalkması" isteklerini miting alanında dile getirdiler. İşyerlerinde kreş, çocuk bakım ünitesi ve emzirme odası bulunmasını, ücretsiz doğum izninin emekliliğe sayılması ve emeklilik keseneğinin işveren tarafından karşılanmasını, evlilik, hamilelik gerekçesiyle işten atılmamak ve iş güvencesine sahip olmayı, eğitim programları ve ders kitaplarında cins ayrımcılığı referanslarının kaldırılarak, toplumsal cinsiyetle ilgili derslerin yer alması da kadınların gündeme getirdikleri talepler arasında dikkat çekti.
Ankara Kadın Platformu üyesi kadınlar, "milliyetçiliğin yükseldiği, emek, barış, demokrasi, güçlerinin suçlu ilan edildiği şu günlerde Türk, Kürt, Ermeni, Alevi ve Sunni tüm emekçi kadınlar olarak kardeşimiz Rakel Dink‘in ‘bebekten katil yaratan karanlığı yok etme‘ çağrısını gerçek kılmak" için bir arada olduklarını vurguladılar.
"Savaşsız ve sömürüsüz bir dünya yaratmak umuduyla militarizme karşı dayanışma ve mücadele duygularımızla bedenimize, emeğimize ve kimliğimize sahip çıkacağız" diyen kadınlar bir süre müzik eşliğinde halay çektiler.
8 Mart 2007 saat 23.00‘de Ankaralı Feministler "Geceleri de sokakları da istiyoruz" sloganıyla Yüksel Caddesi‘nde toplandılar. Yaklaşık 150 kişilik kalabalık meşaleler, maytaplar, davullar, ziller ve şarkılar eşliğinde Güven Park‘a doğru yürümek istedi. Yürüyüşün engellenmesi üzerine "Kadınlara değil, çetelere barikat", "Sokaklar bizim de" sloganlarıyla tepkilerini dile getiren kadınlar basın açıklaması yaparak dağıldı.
(09.03.2007 EMO Basın)