BASINA VE KAMUOYUNA...
Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, 10 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulunda hükümet oylarıyla onaylandı. Bu kanun da bir kez daha göstermektedir ki ülkemizdeki birçok alanda yaşanan veya oluşturulan kriz yasal düzenlemelerle oluşuyor. Cumhurbaşkanının onayına sunulan bu kanun tasarısı elektrik piyasasında nasıl değişlikler getiriyor?
Tanımlar, yetkiler ve denetim düzenleniyor
Öncelikle yapılan kanun değişikliği ile mevcut kanundaki bir çok tanım değişikliğe uğruyor. Böylelikle yapılan özelleştirme uygulamalarına uygun hale getiriliyor.
Herhangi bir gerçek kişinin ya da özel sektör tüzel kişisinin kontrol ettiği üretim şirketleri aracılığıyla sahip olacağı toplam elektrik enerjisi kurulu gücü, bir önceki yıla ait yayınlanmış Türkiye toplam elektrik enerjisi kurulu gücünün yüzde 20sini geçemeyecek.
Kanun, son yıllarda oluşan lisans piyasasındaki "çantacıları" da düzenliyor. EPDK tarafından, haklı görülmeyen gerekçelerden dolayı üretim tesisi yatırımlarını, belirlenen süreler içerisinde gerçekleştiremeyen tüzel kişilerin lisanslarının iptal edilmesi hükmü getiriliyor.
Kanuna göre, TEİAŞ, EPDK onayına tabi olan iletim, bağlantı ve sistem kullanım tarifeleri ile şebeke yönetmeliğini hazırlayabilecek. Ayrıca revize edebilecek, denetleyecek ve yük dağıtımı ile frekans kontrolünü gerçekleştirecek. İletim sisteminde ikame ve kapasite artırımı yapabilecek, gerçek zamanlı sistem güvenilirliğini izleyecek, sistem güvenilirliğini ve elektrik enerjisinin öngörülen kalite koşullarında sunulmasını sağlamak üzere gerekli yan hizmetleri belirleyecek.
Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi, mevcut sözleşmeler kapsamında imzalanmış olan enerji alış ve satış anlaşmalarını TEAŞtan ve TEDAŞtan devralacak. Mevcut imtiyaz ve uygulama sözleşmeleri kapsamında enerji alım ve satış anlaşmaları imzalayabilecek. Böylelikle tüm anlaşma hakları TETAŞın kontrolunda toplanıyor.
Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı, kurulu gücü azami 500 kilovatlık üretim tesisi ile mikro kojenerasyon tesisi kuran gerçek ve tüzel kişiler, lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğünden muaf tutulacak. Bu tüzel kişilerin ihtiyaçlarının üzerinde ürettikleri elektrik enerjisinin sisteme verilmesi halinde, uygulanacak teknik ve mali usuller çıkartılacak bir yönetmelikle belirlenecek.
Kanun, Rüzgar enerjisine dayalı üretim tesisi kurmak üzere yapılmış veya yapılacak olan lisans başvuruları kapsamında, birden fazla tüzel kişinin aynı bölge veya aynı trafo merkezi için başvuruda bulunması durumunda, söz konusu başvurular TEİAŞa gönderilmesini ve bu şirkete yapılan başvurular arasında yarışma yapılmasını getiriyor. Yapılan yarışmada TEİAŞa işletmeye girdikten sonra yönetmelikle belirlenecek süre boyunca üretilecek kilovat saat başına ödenecek en yüksek katkı payını teklif eden başvuru sahibi belirleniyor.
Özelleştirme gelirleri, DSİ yatırımlarına ayrılacak
Yapılan kanun değişikliği ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, özelleştirilecek kuruluşlar ve oluşturulacak yeni anonim şirketlerde yönetici, denetim ve tasfiye kurulu üyeliklerine, özelleştirme programına alınan ve A.Şye dönüştürülmelerine gerek görülmeyen müesseselerde, müessese müdürlükleri ve yönetim komitelerine, işletme ve işletme müdürlüklerine yapılacak atamalarda ve görevden almalarda, Başbakana teklifte bulunuyor. Başbakan, bu yetkiyi bakana devredebiliyor.
Kanun değişikliği ile, EÜAŞ, bağlı ortaklık, iştirak, işletme ve işletme birimleri ile varlıkları özelleştirmelerinden elde edilen gelirin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından yapılan masraflar düşüldükten sonra kalan kısmı, izleyen 15 gün içinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına aktarılıyor. Aktarılan bu tutarların yüzde 80i enerji alt yapı yatırımlarında kullanılmak üzere TEİAŞ, EÜAŞ, TKİ ve BOTAŞa a aktarılacak. Yüzde 20si ise enerji üretimleriyle ilgili yatırımlarında kullanılmak üzere DSİ Genel Müdürlüğü bütçesine aktarılıyor.
Kanun düzenlemesinde göreceğiniz üzere, Bakanlık kendi mal varlıklarını satarak, özelleştirilme programına alınmış tesislerin altyapısına ve de yine özelleştirilmesi programlanan DSİ yatırımlarına aktarılıyor.
ARZ GÜVENLİĞİ
Yapılan kanun değişikliği ile TEİAŞ, iletim kısıtlarını asgari seviyeye indirecek şekilde iletim şebekesinin planlamasından, tesisinden, işletilmesinden, sistem güvenilirliğinin muhafaza edilmesinden ve üretim kapasite projeksiyonu ile 20 yıllık Uzun Dönem Elektrik Enerjisi Üretim Gelişim Planının hazırlanmasından sorumlu olarak arz güvenliğini sağlaması istenecek. TEİAŞ, sistem güvenilirliğinin muhafaza edilmesini sağlamak ve yeterli kapasite olmaması nedeniyle oluşabilecek bölgesel sistem ihtiyaçlarını karşılamak üzere, yan hizmetler anlaşmaları kapsamında yeni üretim tesisi yaptırarak veya mevcut üretim tesislerinin kapasitelerini kiralamak amacıyla ihale yapabilecek.
Tüm kamu ve özel dağıtım şirketleri, fiyat eşitleme mekanizması içinde yer alacağı ifade ediliyor. Geçiş dönemi süresince ulusal tarife uygulamasının gerekleri esas alınacak ve ulusal tarifede çapraz sübvansiyon uygulanacak. Uygulanan sübvansiyonlar ancak Bakanlar Kurulu kararı ile değiştirilebiliyor.
DUY yetmedi şimdi de teşvik geliyor...
31 Aralık 2010 tarihine kadar ülke içerisinde oluşturulacak izole bölge besleme yöntemiyle de elektrik enerjisi ithal edebilecek. Bu süre kurul kararıyla uzatılabilecek. 31 Aralık 2012 tarihine kadar işletmeye girecek üretim ve otoprodüktör lisansı sahibi tüzel kişilere teşvikler sağlanacak. Buna göre, üretim tesislerinin işletmeye giriş tarihinden itibaren 5 yıl süreyle iletim sistemi kullanım bedellerinden yüzde 50 indirim yapılacak.
1 Ağustos 2006 tarihinde getirilen Dengeleme Uzlaştırma Yönetmeliği (DUY) ile yaratılan elektrik piyasasında oluşan karaborsa ile özel sektör, elektrik fiyatını istediği gibi belirler hale gelmişti. Şimdi yapılan bu kanun ile üretim şirketlerine ayrıca teşvik getiriliyor.
SOKAK VE İBADETHANE AYDINLATMA GİDERLERİ
Yapılan Kanun değişikliği ile, dağıtım şirketleri, dağıtım bölgesinde otoyollar hariç, kamunun genel kullanımına yönelik cadde ve sokak aydınlatılmasında ve bunlara ait gerekli ölçüm sistemlerinin kurulması ve işletilmesinden sorumlu oluyor.
Bu tür aydınlatmaya ve trafik sinyalizasyonlarına ait tüketim giderleri, 1 Ocak 2009 ile 31 Aralık 2015 arasındaki dönem için Hazine bütçesine konulacak ödenekten karşılanacak.
Kamuya ait park, bahçe, tarihi ve ören yerleri gibi halka açık yerler ile reklam ve benzeri amaçlı panoların genel aydınlatmalarına ilişkin tüketim giderleri, ilgisine göre, ilgili belediye veya il özel idaresince karşılanacak. Belediyeler tarafından ödenmeyen bu kapsamdaki genel aydınlatma tüketim giderleri, ilgili belediyenin elektrik ve hava gazı tüketim vergisi ile genel bütçe vergi gelirlerinden belediyelere aktarılan paylardan kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilecek.
Şimdi burada sormak lazım. Kamuya olan borçlarını ödemeyen belediyelerin kamu zararı ne olacak? Belediyelerin sorumluluğunda olan sokak aydınlatmaları bedeli şimdi hazineye devredilip bizim vergilerimizle karşılıyorlar. O zaman vergilerimizden belediye için neden ve ne için bir bütçe kesiliyor?
Kanun ile güvenlik amacıyla yapılan sınır aydınlatmalarına ait tüketim giderleri, İçişleri Bakanlığı bütçesine konularak ödeniyor, toplumun ibadetine açılmış ve ücreti ödenen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderleri ise Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanıyor. Peki eğitim alan çocuklarımızın aydınlatma bedelleri de Milli Eğitim Bakanlığının bütçesine mi eklenecek? Ya da röntgen çektiren hastanın elektrik bedeli Sağlık Bakanlığı bütçesine mi eklenecek? Hastaneleri ve okulları da özelleştirecekleri için gerek duymamış olabilirler...
Ayrıca yapılan kanun değişikliği ile, BOTAŞın, uluslararası anlaşmalar yaparak, iştirak ilişkisine girmesi önündeki kısıtlamayı kaldıran yasa, BOTAŞın yeni uluslararası projelerde yer alıp yatırım yapabilmesine ve benzer hizmetler sunan girişimcilerle ortaklık kurabilmesine olanak sağlanıyor. Bugüne kadar Enerji Bakanlığının yaptığı yüksek tutarlı doğalgaz anlaşmalarının cezasını çekerken şimdi de BOTAŞın yapacağı anlaşmalarla mı uğraşacağız?
Orman vasıflı araziler
Kanun değişikliği ile, orman vasıflı olan veya Hazinenin mülkiyetinde ya da devletin tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretimi yapılmak amacıyla tesis, ulaşım yolları ve şebekeye bağlantı noktasına kadar enerji nakil hattı için kullanılacak olanlar hakkında Çevre ve Orman Bakanlığı veya Maliye Bakanlığı tarafından bedeli karşılığında izin verilecek, kiralama yapılacak, irtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni veriliyor.
Bu kanun değişikliği ile yenilenebilir enerji yatırımı yapma adına orman vasıflı arazilerin zarar görme riski artıyor. Yenilenebilir enerji yatırımı yapmak gerekiyor lakin orman arazilerinin zarar görmemesini kim, nasıl denetleyecek?
Ruhsatlı kaçak yapılara af geliyor...
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olup, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara; yol, elektrik, su, telefon, kanalizasyon, doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinden birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi, fenni gereklerin yerine getirilmiş olması ve bu maddenin yayını tarihinden itibaren başvurulması durumunda, kullanma izni alınıncaya kadar, geçici olarak su ve elektrik bağlanabilecek.
Ancak yapım inşaat ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olmak şartı 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış olan yapılarla ilgili uygulanmaz. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan abonelikler de ait olduğu gruba dönüştürülecek.
Böylece, geçici elektrik aboneliğinin sağlanması durumunda, ilgili kişilerin kullanma izni almaları için belediyeler, aboneliklerin sona erdirilmesi konusunda dağıtım şirketlerinden talepte bulunabilecek..
Görüldüğü üzere ilgili belediyenin kullanma izni vermediği yapıya Elektrik Piyasası Kanunu gereği elektik ve su vermek zorunda kalıyor, böylelikle kamu arazisine ya da imar planına aykırı yapılaşmış yapıları af etmiş bulunuyoruz.
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi olarak, 10 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilen, Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının yaşamımıza neler getireceği hakkındaki görüşlerimizi sizlere özetledik. Bu konu ile ilgili çalışmalarımız devam edecek.
Bu kanun değişikliği, mevcutta yapılan özelleştirme işlemlerini düzenleme, ruhsatlı kaçak yapılara kısmi imar affı, oluşan kamu borçlanmaları ve dengesizlikleri giderme ve de yaklaşan yerel seçimlere yatırım yapma hizmeti görmektedir. Kanun, Cumhurbaşkanının onayına sunulacaktır. Bizler Cumhurbaşkanından, bu kanunu veto etmesini, birçok maddenin konunun ehli kurum, kuruluş ve kişilerce tekrar gözden geçirilmesini, elektrik piyasasında kamu yararı taşıyan düzenlemelere gidilmesini talep ediyoruz.
TMMOB
Elektrik Mühendisleri Odası
Bursa Şubesi 11. Dönem Yönetim Kurulu
17.07.2008