Hayat Tv yayınlarının karartılmasıyla ilgili olarak EMO Ankara Şubesi 19. Dönem Yönetim Kurulunun 23 Temmuz 2008 tarihinde yaptığı basın açıklaması aşağıdadır.
Abdülhamit yasalarıyla "Hayat" karartılamaz!
Emeğin ve emekçinin sesini duyurmak için yayınını sürdüren Hayat TVnin egemenlerin klasik söylemlerinin arkasına saklanarak kapatılması, Abdülhamit döneminin sansür geleneğinin AKP Hükümeti tarafından devralındığının da göstergesidir. Abdülhamit döneminde içinde "Yıldız, grev, ihtilal, sosyalizm" geçen sözcükler sansürlenip gazeteler kapatılırken, aradan geçen bunca zaman sonra içinde "emek, emekçi, sosyalizm, Kürt sorunu, halkların kardeşliği vb." sözcüklerin telaffuz edilmesine tahammül gösterilmiyor ve Hayat TV karartılıyor.
Türksat 1-C uydusu üzerinden yayın yapan Hayat TVnin ekranının karartılarak yayın frekansının iptal edilmesi, Türkiyede basın üzerindeki sansürün kaldırılma tarihi olan 24 Temmuza denk gelmesi tesadüf olamaz. Egemenlerin ipliğini pazara çıkartan her gazete, her televizyona aba altından sopa gösterilmesi, muhalefetin sesini kısma girişimleri AKPnin sadece kendine demokrat olması ve senin özgürlüğün benim izin verdiğim kadarıyla geçerlidir düşüncesi ile açıklanabilir. Türkiye son dönemde Hrant Dinkin katliyle başlayan ifade özgürlüğüne yönelik ihlallerin her türlüsünü yaşadı. Basına yansıyan raporlara göre 2007 yılında 55 kişi TCK 301den yargılanıp, 6 kişi mahkûm olurken, 34 gazeteci ve 12 medya organı bu dönem içinde saldırıya uğradı. Büyük bölümü gazeteci olmak üzere 22 kişi ve 6 medya organı tehditlere maruz kalırken 254 gazeteci, yazar, yayıncı, insan hakları savunucusu ve siyasetçinin düşünceleri nedeniyle adliyelik oldu.
Haberleşme alanının denetim altına alınması düşüncesi, internet üzerinden erişimin engellenmesi ile ilgili olarak 5680 Sayılı Basın Kanununda değişiklik yapılarak interneti zapturap altına alınma girişimleri ile başladı. Ardından çıkartılan 5651 Sayılı Yasa ile tüm internet trafiğinin izlenmeye alınmak istenmesi, telefon görüşmelerinin kayıt altına alınması özgürlükleri kısıtlayan, baskıcı ve anti demokratik uygulamaların su yüzüne çıkan kısmıydı. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının hiçbir hukuki karar olmadan internet sitelerinin karartmasının ardından, Türksat 1-C uydusu üzerinden yayın yapan Hayat TVde, sübjektif ve hukuki olmayan bir gerekçeyle "bölücü yayın yapılıyor" denilerek kapatılması; özgür iletişim ve düşüncenin yok edilmesi 24 Temmuzdan önceki sansür geleneğinin sürmesi ve 12 Eylül darbecilerinin sağladığı sistemin devam ettirilmek istenmesi ile açıklanabilir.
Hayatın içinde olan "Hayat TV" karartılamaz!
TMMOB
EMO ANKARA ŞUBESİ
19. DÖNEM YÖNETİM KURULU