Ülkemiz tarihinin karanlık sayfalarından biri olan MARAŞ KATLİAMI, birçok bilinmezlikleriyle tarihin karanlık sayfaları arasında yerini korumaya devam ediyor.
Resmi verilere göre, yaşamını yitiren yurttaş sayısı 105, resmi olmayan verilere göre bu sayı 500den az değildi; yüzlerce kişi yaralanmıştı. Katledilen insanlar arasında kundaktaki bebekler de vardı. Çok sayıda kadın da gözü dönmüş canilerin tecavüzüne uğramıştı.
30 yıl önce Kahramanmaraşta, kayıtlara "Alevi-Sünni çatışması" olarak geçirilen, gerçekte ise "derin devlet" kökenli oluşumlarla ülkücü çetelerin ortak düzenlediği kanlı Maraş Katliamı 19-26 Aralık 1978 tarihleri arasında yaşandı.
Maraş Katliamında olduğu gibi birçok katliamla hala toplum olarak yüzleşemedik. 70li yıllar toplumsal muhalefetin yükselişe geçtiği, toplumsal mücadelenin dorukta olduğu yıllardır. Türkeşin, "altın hilal" diye adlandırdığı kent ve ilçelerde (Çorum, Amasya, Tokat, Sivas, Erzincan, Malatya, Maraş) toplumsal muhalefetin yükselişi gittikçe artıyordu. Tarihsel ve kültürel olarak Türklüğün köklerini saldığı bu topraklarda, öze dönüş ve etnik temizlik yapılmasını düşünen sapkın faşist düşünce yalnız değildi. ABD Büyükelçiliğinin ikinci kâtibi Aleksander PECK, Altın Hilal diye nitelendirilen bu il ve ilçelerde dolaşıyordu. APli MHPli İl Başkanları ve yöneticilerle, milliyetçi işadamlarıyla toplantılar düzenliyor;"etnik temizlikten" söz ediyordu.
Dönemin Başbakanı Bülent Ecevitin ölümünden sonra açıklanan belgeler, yakın tarihimizin katliamlar ve kıyımlar tarihi olduğunu ortaya çıkarmıştır. Yine bu belgelerden anlaşılacağı gibi tek derin bağ da A. Peck değildir. 1975 yılında kurulan MC Hükümetinin Başbakan Yardımcısı Alpaslan Türkeşe MİT bağlanmış, MİT, asıl görevinden koparak kontrgerilla ve MHP ortak çalışmaya başlamıştır. 1970li yıllardan bu yana süre gelen katliam ve kıyımlar bugünkü siyasal tabloyu ortaya çıkardı. 12 Eylül askeri darbesi sonrası, katliamı tezgâhlayanlar görevlerini sürdürmüşler, Maraş Sıkıyönetim Komutanı Tuğgeneral Yusuf Haznedaroğlu, tek yanlı raporlara dayanarak katliamı işkenceyle sol bir gruba yüklemeyi denemişti.
Maraş Katliamı Davası tam bir hukuk skandalıdır. 500 yakın insanımızın katledildiği, anne karnındaki bebeklerin bile çıkarılarak öldürülüp elektrik direğine asıldığı olayların faili olarak 804 kişi yargılandı. Katliamda birinci dereceden rol oynayan 68 kişi hiç yakalanmadı. 379 kişi beraat etti. 314 kişi ceza indirimleri ile salıverildi. 1991 yılında çıkan Terörle Mücadele Yasasında yapılan değişikle tüm katliam sorumluları serbest bırakıldı. Dönemin Maraş Emniyet Müdürü Abdülkadir AKSU ileriki yıllarda her dönemin İçişleri Bakanı oldu. Yine Ecevitin arşivine dönmek gerekirse Maraş Katliamını MİT ve MHP Lideri Türkeşin yaptığını ispatlayan belgeleri neden sakladığı, bugünkü siyasal tablodan bağımsız değildir.
Darbe koşullarını yaratmak için, Maraştan sonra, Çorumda da benzer katliamları tezgâhladılar. "Kendi çocuklarına" yaptırılacak darbenin hazırlıkları sürerken binlerce insanımızın kanı ellerinde durmaktadır. Bu katliamlar, Sivastaki Madımak Katliamı ile sürmüştür. Bu katliam binlerce faili meçhullerle, gözaltında kayıplarla, Hayata Dönüş adı
verilen cezaevi katliamları ile sürmüştür. Bu katliamların arkasından, Susurluk, Şemdinli, Ergenekon ya da adına ne derseniz deyin ABD ve yerli işbirlikçilerinin kanlı elleri vardır.
Onlar bu kanlı oyunlarını sadece ülkemizde değil, Şilide, Arjantinde ve daha nice ülkede sahne koymuşlardır.
Biz bu ülkenin işçileri, emekçileri, aydınları bu karanlık katliam tarihi ile yüzleşmeliyiz. Yüzleşmeliyiz ki bir daha aynı oyunları tezgâhlayamasınlar. Bu yüzleşmeyi yaşamadan aşağıdaki sorulara cevap verilmeden adaleti, barışı, demokrasiyi yaşamak mümkün olmayacaktır.
Şimdi buradan soruyoruz;
1- Maraş Katliamından bir hafta önce CIA ajanı Paul Henze Maraşta görüşmeler yapmış mıdır? Henze kimlerle görüşmüştür? Bu görüşmelerde katliam planı yapılmış mıdır? Devletin istihbarat örgütleri bu katliam planını öğrenmişler midir? İçişleri Bakanlığı, Valilik ve Emniyet arasındaki yazışma ve haberleşmelerde bu konu görüşülmüş müdür? Henze hakkında bu nedenle bir dava ikame edilmiş midir?
2- ABDli yetkiler "Türkiyeyi komünizmden koruduk, Türkiye bize üç askeri darbe borçludur" diye açıklamalar yaptılar. Bu açıklamaya göre Maraş katliamı ile bu koruma planı arasında bir ilişki var mıdır?
3- 12 Eylül askeri darbesini yapanların, Maraş Katliamındaki sorumlulukları nedir?
4- Ecevitin arşivinden çıktığı iddia edilen ve Maraştaki olaylarda yer alan 4 MİT ajanı kimlerdir? Bu kişilerin isimlerini açıklamayı düşünüyor musunuz? Bu kişilerin MHP ile bir bağlantısı var mıdır?
5- Maraş katliamının gerçek bilançosu nedir? Kaç insan ölmüştür? Ölenlerin sayısı resmi açıklamadan daha fazla ise, bazı ölümler neden kamuoyundan gizlenmiştir?
6- Cuma Avcının Çiçek Sinemasına patlayıcı attığı gerekçesiyle teşhis ettiği polis memuru Hasan Aydın hakkında ne yapılmıştır? Hasan Aydın şimdi nerede ve ne görevdedir?
10- Katliam sırasında Maraşta oldukları tespit edilen İskenderun Demir Çelik İşletme Fabrikası Stok Kontrol Müdür Yardımcısı Hayri Kuşçu ile Çelik İş Sendikasından Tuncay Tevekli ile ilgili neler yapılmıştır?
11- Adanadan Malatya Özel Doğu Kliniği doktoru Muhittin Turgutu telefonla arayarak "Maraştan oraya yaralılar gelecek dikkatli olun" diyen kimdir, bu şahıs ve Muhittin Turgut hakkında ne yapılmıştır?
12- Katliam öncesi Maraş Eden Yağ Fabrikasında toplantı düzenlemiş olanlar, AP İl Başkanı, Belediye Başkanı, MİSK Bölge temsilcisi ve Fabrika sahipleriyle ilgili neler yapılmıştır?
13- Maraş katliamı sırasında çeşitli illerden gelen ve otellerde seyyar milli piyangocular kimliğiyle kalanlar kimlerdir?