Dava dilekçelerinde gerçekleştirilen ihale işlemlerinin hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu belirtildi. Dilekçelerde, hukuka ve kamu yararına aykırılık gerekçeleri özetle şöyle anlatıldı:
-Özelleştirme Yüksek Kurulunun (ÖYK), ayrı ayrı bölgelerin özelleştirilmesine ilişkin kararı bulunmamaktadır. Alınan karar TEDAŞın özelleştirme kapsam ve programına alınmasıyla sınırlıdır. Bu durum 4046 sayılı Özelleştirme Yasasına aykırılık oluşturmaktadır.
-Bölgelerinde tekel olarak faaliyet gösteren ve temel bir kamu hizmetini sunmakla görevli olan dağıtım şirketlerinin, yürütmüş olduğu hizmetlerin imtiyaz olarak kabul edilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Lisans veriliyor olması imtiyaz sözleşmesi yapılması zorunluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.
-Temel kamu hizmetlerinden olan elektrik dağıtım faaliyetlerinin, imtiyaz sözleşmesi yapılmaksızın özel kişilere devredilmesi, Anayasadaki Danıştayın düşüncesini bildirme görevini engelleyeceğinden, Anayasaya ve kamu yararına aykırıdır.
-Elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı gibi stratejik öneme sahip kamu hizmetlerinin özelleştirilmesinde, yabancılara yönelik kimi önlemlerin alınması gerekmektedir. Yabancılara yönelik kısıtlamaların, dağıtım özelleştirmeleri açısından, her bir dağıtım bölgesi için ayrı ayrı gözetilmesi gerekmektedir. Nitekim, her bir dağıtım bölgesi, ayrı bir tekel oluşturacak şekilde ayrıştırılmıştır. İhaleyi kazanan şirket, bölge sınırları içerisinde münhasıran dağıtım yetkisine sahip olacaktır. Dolayısıyla ihalede, bu koşullara uygun kriterlerin belirlenmesi, teklif verecek katılımcıların bünyesinde, yabancıların kontrol oluşturamayacaklarına ilişkin kurallar açıkça yer almalıdır. Gerek ihale ilanında yabancıların kontrolüne yönelik kurallara yer verilmemiş olması, gerekse ihale dokümanlarında var olan ön yeterlilik koşullarının yerli şirketlerce sağlanamayacak düzeyde belirlenmesi, Anayasaya ve 4628 sayılı Yasaya aykırılık taşımaktadır.
-İhale şartnamesinde ihaleyi kazanan şirketin yüzde 49a kadar başka şirketlerle ortaklık kurarak elektrik dağıtım bölgesini devralmasına olanak tanıyan hükmü ihale sürecini hukuken sakatlamaktadır. Gerek 4046 sayılı Yasanın ihaleyle usulüyle ilgili düzenlemelerinde, gerekse 29.11.2003 tarih ve 25301 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Özelleştirme Uygulamalarında Değer Tespiti ve İhale Yönetmeliği"nde, ihale komisyonunca ihale sonucuna ilişkin nihai kararından sonra, ihale üzerinde kalan teklif sahibinin hisse yapısında değişiklik yapılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Aksine komisyon tarafından nihai bir karar verilerek ihalenin sona erdirilmesi hüküm altına alınmıştır. Yönetmelikteki diğer hükümler de İhale Komisyonu eliyle yürütülen ihale işlemleri sonucunda belirlenen teklif sahibiyle sözleşme imzalanması açıkça kural altına alınmıştır. İhale şartnamesindeki "devir ve teslim" koşulu açıkça hukuka aykırılık taşıdığı gibi, ihale sonuçlarıyla ilgili olarak çeşitli hukuksuz tasarruflara da neden olabileceğinden kamu yararına da aykırılık taşımaktadır.