Aralarında şubemiz üyelerinin de bulunduğu grup Taksim Tramvay durağında başladıkları yürüyüşlerini, "Susma haykır, taşerona başkaldır", "Sağlıkta taşeron ölüm demektir",vb. sloganlar eşliğinde hastaneye kadar sürdürdüler.
Grubu hastanede çalışan doktor, hemşire, temizlik görevlisi ve hasta yakınları alkışlarla karşıladı. Güllü Hanoğlu, "Burada tam gün ve süresiz başlattığım direniş, taşeron şirketler aracılığıyla yok sayılan işçilerin direnişidir. Sendikalı olma hakkımıza, adil ve eşit yaşama isteğimize karşı yapılan baskılara karşı çıkma direnişidir" diyerek sendikalılığın yasal bir hak olduğunu ve taşeronlaşmaya karşı direnişini sürdüreceğini söyledi.
Dev-Sağlık-İş Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu asıl sorumlunun taşeron firma değil, ona bu cesareti veren Sağlık Bakanlığı olduğunu belirtti.
"Kağıt üzerinde yapılan girdi çıktılarla başta iş güvencesi ve kıdem tazminatı olmak üzere tüm hakları ortadan kaldırılmaya çalışılsa da artık fiilen ve hukuken taşeron şirketler aracılığıyla çalıştırılan sağlık emekçilerinin ilk işbaşı yaptığı tarihten itibaren hastanenin işçileri olduğu Çalışma Bakanlığı ve yargı kararlarıyla kesinlik kazanmıştır. Kıdem tazminatı tartışmalarının gündemde olduğu bugünlerde, diyoruz ki, kıdem tazminatının tartışılacağı gerçek zemin burasıdır. Kayıtdışı çalıştırmayı, güvencesiz çalıştırma biçimlerini ve taşeronu kaldırmadan kıdem tazminatı tartışması yapılamaz..."
Türk Tabipler Birliği (TTB) Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Demirdizen‘de, "Hakları için mücadele eden Güllü‘nün direnişi taşeronlaşma sisteminden mağdur milyonların itirazıdır" dedi.