Elektrik tesisat alanındaki mühendislik uygulamalarında yaşanan bilimsel ve teknolojik gelişmelerin sunulması ve tartışılması, yasal mevzuatın izlenmesi ve buna yönelik önerilerin geliştirilmesi, sektördeki tüm kişi, kurum ve kuruluşların bir araya getirilmesi ve işbirliğinin güçlendirilmesinin hedeflendiği Kongre Bloco Entrudo Ritm Grubunun gösterisiyle başladı.
Açılış konuşmaları bölümünde, Şube Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Gülşen, Kongre ile ilgili bilgiler vererek, katılımcılara ve emeği geçenlere teşekkür etti. Gülşen konuşmasında şunlara değindi:
Teknoloji hızla gelişmekte, değişmektedir. Bu değişim sürecinde özellikle elektronik ve bilişim alanında bilgi birkaç yıl içerisinde değişime uğramakta, adeta eskimektedir. Elektrik Mühendisleri Odası olarak görevimiz her ne koşulda olursa olsun bilginin bu hızlı değişim sürecinde, üyelerinin mesleki bilgi eksikliğini tamamlamak, meslektaşlarımızı gelişen teknoloji ile buluşturmak, gelişen teknolojinin sadece sermaye sahibi kişiler tarafından değil, kamu yararına, toplum yararına kullanılmasını, toplumla buluşmasını sağlamaktır.
Bu nedenle bilginin ve teknolojinin gelişmesinin yanı sıra, gelişen teknolojinin nasıl ve kimler tarafından kullanıldığı da bizler için önemlidir.
Fosil enerji kaynaklar açısından ülkemiz enerji fakiri bir ülkedir. Başta petrol ve doğalgaz olmak üzere fosil enerji kaynakların bulunmadığı bir coğrafyada olmak, elektrik enerjisi üretmek için bizleri yerli ve yenilenebilir kaynaklara itmektedir. Ulusal enerji politikamızı ; başta güneş, rüzgar, su ve jeotermal olmak üzere doğal kaynaklarımızın kullanılması yönünde oluşturmamızın gereği çok açıktır. Ayrıca enerjiyi sadece üretirken değil tüketirken de çoğaltmak mümkündür. Bu nedenle Enerji Verimliliği kavramı ve uygulamaları bizler için vazgeçilemeyecek, hatta ödün bile verilemeyecek bir olgudur.
Diğer önemli konu ise özelleştirmenin ülkemizde yarattığı tahribattır. Eğitim, sağlık, ziraat, doğal kaynaklarımız özelleştirme süreçlerinden çok fazla nasibini almışlardır. Sadece AKP iktidarının değil son dönemdeki tüm iktidarların İMF ve Dünya Bankası taleplerini yerine getirme yarışı içersinde oldukları açıktır. Enerjide özelleştirmenin geldiği son durumu evlerimize, işyerlerimize gönderilen elektrik faturaları özet olarak topluma sunmaktadır. Çocuklarımızın konuşmayı öğrenme süreçlerinde parmaklarımızı göstererek "bu görmüş, bu tutmuş, bu pişirmiş, bu yemiş, bu da hani bana, hani bana demiş" şeklinde bir oyunla oyalamaya çalışmışızdır. Ne yazık ki elektrik faturaları da benzer bir sürece gelmiştir. Faturalarda Elektrik Tüketim Bedeli ile birlikte İletim Sistemi Kullanım Bedeli, Dağıtım Bedeli, Perakende Satış Hizmet Bedeli, Sayaç Okuma Bedeli ve Kayıp Kaçak Bedeli gibi kalemler yer almaktadır. Bu bedellerin yanı sıra toplumun sağlıklı gelişmesine yönelik doğru düzgün programlar yapılsın diye TRT`ye pay (ne yazık ki TRT şu anda yandaş medya olarak vurgulanmaktadır), elektrik enerjisi sektöründe yapılacak araştırma, geliştirme, etüd, proje, denetim faaliyetleri ile kurulacak tesislere finansman yönünden destek ve elektrik enerjisi fiyatlarında istikrar sağlamak üzere oluşturulan Enerji Fonu, Belediyelere kaynak yaratmak üzere Elektrik Tüketim Vergisi ve son olarak ta toplamdan %18 Katma Değer Vergisi alınmaktadır. İşin ilginç yanı dağıtım kuruluşunun asli görevlerinden biri olmasına ve hiçbir abone tarafından özellikle talep edilmemesine karşın tüketilen enerji ile ilişkili olarak sayaç okuma bedelinin ayrıca alınmasıdır. Belki de özel müşteriler için sabit olarak belirlenmesi gereken sayaç okuma bedeli EPDK nın yarattığı kaos ile ayni apartmanda yada iş hanında, yan yana duran sayaçlar için yapılan aynı okuma işi için farklı okuma bedellerinin çıkartılmasıdır.
Bir diğer kabul edilemez olumsuzluk ise KK Bedeli olarak yazılan, kayıp kaçak bedelidir. Toplamda faturanın yaklaşık %12 sini kapsayan bu işlem belki kendi yarattıkları mevzuat ile yasalmış gibi görünse de tam bir hukuksuzluk içindedir. Aboneler elektrik şebekesinin ne yapılmasında ne de işletilmesinde söz sahibi değildir. Üstelik kayıp ve kaçak miktarları bile ayrı ayrı belirlenmemekte, satın alınan enerjiden faturalanan enerji çıkartılarak belirlenen bir değerdir. Uygulamada abone hiçbir şekilde sorumlu olmadığı çarpık, hatalı bir yapının sorumlusu sıfatıyla bedel ödemektedir. EPDK nın oluşturduğu bu hukuksuzluğa karşı tüm aboneleri buradan, il veya ilçelerdeki Tüketici Hakem Heyetlerine her ay faturalarla birlikte başvurmaya çağırıyorum. Bununla ilgili örnek dilekçeleri EMO İzmir Şubesi web sayfasında bulabilirsiniz. Her koşulda hukuksuzluğa karşı çıkılmalı, dur denilmelidir.
Değerli meslektaşlarım
Ülkemizde elektronik güvenlik sistemlerinin yetersizliği, mevzuatın eksikliği nedeni ile can ve mal kayıpları yaşanmaktadır. Tüm bunlar kader değil olsa olsa ihmalkarlıktır, vurdumduymazlıktır. Mesleğimiz kaynaklı olumsuzlukları düzeltmek sizlerin de görevidir. Bu tür kongreler, güvenli, sağlıklı, konforlu tesislerin yapılması, vatandaşlarımızın kullanımına açılması açısından önemlidir.
Bu nedenle; mesleki sorumluluk bilinci ile oturumların izlenmesi önem kazanmaktadır.
Sedat Gülşen‘in ardından ATMK Başkanı Prof. Dr. Sermin Onaygil konuşmasını gerçekleştirdi. Onaygil; Aydınlatma Sempozyumunun altıncısını gerçekleştireceklerini, aydınlatmada enerji verimliliğinin yapılacak 5 oturumda iki gün boyunca bilimsel olarak irdeleneceğini belirtti. Aydınlatma Türk Milli Komitesi‘inin kuruluşu ve yapısı ile ilgili bilgiler de aktaran Prof. Dr. Sermin Onaygil; aydınlatma konusunda bilimsel makalelerin artışına dikkat çekti.
Tunajans Genel Müdürü Fatih Tuna ise yaptığı konuşmada Fuara katılan firmalara teşekkür ederek, II. Elektrik Tesisat Ulusal Kongresi‘nin Fuara etkisinin önemli olduğunu belirtti.
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş ise yaptığı konuşmada Van depremi ile ilgili gelişmelere değinerek; bir doğa olayı depremin afete dönüşmesinde ranta dayalı şehirleşme ve yapılaşmanın yanlışlığını vurguladı. Göltaş konuşmasını şöyle sürdürdü:
TMMOB ve bağlı odalarının bilimsel araştırmalara ve teknolojik gelişime karşı durması söz konusu olamaz ancak, bilimin ve teknolojinin halkın yararına sunulması noktasında hassasiyetimizi de vurgulamak her zaman sorumluluğumuz olacaktır.
Odamız çatısı altında enerji, elektrik, elektronik, otomasyon, elektronik, güvenlik v.b. meslek alanlarımızda teknolojik gelişmeler yakından takip edilmekte ve meslek alanımızın geliştirilmesi için gerek duyulan mevzuatların oluşturulması yönünde çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar bir alana ilişkin mevzuat taslağı oluşturulması şeklinde olabildiği gibi, mesleğimiz ile ilgili kurum ve kuruluşlarca oluşturulmuş ya da oluşturulmakta olan bir mevzuat hakkında da görüş üretmek şeklinde de olabilmektedir. Bu çalışmaların ilgili kurum ve kuruluşlar nezdinde değer bulması ve uygulanması noktasında sıkıntılar yaşamaktayız.
Örneğin Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği taslağımız Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında yıllardır bekletilmektedir ve yayınlanmamaktadır. Bu alanda 1984 yılından bu yana kullanılan ve günün ihtiyaçlarını karşılayamayan yönetmelik kullanılmaktadır. Diğer bir örnekte de; eski adıyla Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yayınlanmış olan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik‘te yer alan yanlışlıklar ve eksiklikler, taslak aşamasında iken yazılı ve sözlü olarak defalarca tarafımızca bakanlığa belirtilmesine karşın dikkate alınmayarak yanlışları ve eksikleriyle yayınlanmıştır. Yayınlandıktan sonra Odamız tarafından dava edilen maddeler hakkında Danıştay tarafından yürütmeyi durdurma kararı alınmıştır. Bu kararın üzerinden iki yıl geçmesine rağmen halen yönetmelikte gerekli değişiklik yapılmamıştır.
Göltaş enerji özelleştirmeleri ile ilgili olarak da şunları söyledi:
Elektrik alanında yıllardır sürdürülen özelleştirme ve serbest piyasa uygulamalarının sonucu olarak bu alandaki yatırımlardan uzaklaşılmıştır. Uygulanan politikalar ülkemizi arz güvenliğinde kritik bir eşiğe sürüklemiştir. Normal şartlar altında talep artışının karşılanması için mevcut kurulu gücümüze her yıl yaklaşık 2.500-3.000 (MW) ilave edilmesi gerekirken, özel sektör tarafından yapılan yatırımlar 6 yılda yıllık ortalama 500 MW civarında gerçekleşmiştir. Bu durum ülkemizin elektrik geleceği açısından kaygı verici bir durumu oluşturmaktadır. Bu nedenle enerji politikaları yeniden gözden geçirilmeli, enerji gibi stratejik bir alan kamu eliyle yürütülmeli, özelleştirme ve serbest piyasa anlayışı acil olarak terkedilmeli, zengin potansiyele sahip olduğumuz yenilenebilir enerji kaynaklarından yeterince yararlanılmalı, bu kaynaklara dayalı elektrik üretiminde de kamu yeniden etkin rol almalıdır.
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ise konuşmasında uzmanlık ve belgelendirme konusunda görüşlerini aktararak şunları belirtti:
TMMOB ve Odaları; mesleki yeterlilik ve yetkinlik konusunu kaynağında çözmek amacıyla, mühendislik/mimarlık eğitimi/öğretimi yapan yükseköğretim kurumlarının müfredatlarının belirlenmesinde, uygulanmasında ilgili ulusal kurumlarla birlikte "ulusal bağımsızlık ve egemenlik" ilkesi uyarınca, kamu/toplum yararının sağlanması ekseninde işbirliği yapar, çalışmalar yürütür.
TMMOB ve Meslek Odaları; ülkemizdeki eğitim düzeninin, süreç içinde daha eşitsiz, adaletsiz hale geldiğini tespit eder. Meslektaşın adil ve eşit olmayan sistem içinde, bilgi ve donanım açısından yetersiz kalabildiğini, bu nedenle yanlış uygulamalara yol açabileceğini tespit eder. Meslektaşı bu konumdan kurtarmak için gerekli her türlü yasal, idari kurumlan harekete geçirir. Mesleki eğitsel girişimleri düzenler, meslektaşa destek olur. Ancak, meslektaşın, her ne sebeple olursa olsun, mesleki uygulama - mesleki üretiminden doğan kusurlar sonucu, doğal, kültürel çevrenin tahribi, kamunun zarar görmesi, bireyin toplumun sağlığının ya da yaşama hakkının ortadan kalkması, riske girmesine yol açması halinde, TMMOB ve meslek odası hiç tereddütsüz, doğal çevre ve kamu menfaatlerinden yana tavır alır.
Mühendis ve mimarlar, bilim ve teknolojinin hızla geliştiği günümüzde, yeni gelişme ve gereksinimlerine bağlı olarak, tüm mesleki çalışma süreçlerinde, meslek içi eğitimi sürekli, etkin ve katılımcı bir anlayışla yaşama geçirmeye kararlıdır. Bu anlayış TMMOB ve bağlı oda yöneticilerinin temel yaklaşımları olmaya devam edecektir.
Son KHK‘lerle ilgili görüşlerini paylaşan Mehmet Soğancı konuşmasını şöyle noktaladı :
AKP, "Yetki Kanunu"yla 6 aylık dönemde 35 adet Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkararak, bakanlıklar kurdu, kapattı; Devlet Planlama Teşkilatı‘nı, Elektrik İşleri Etüt İdaresi‘ni, Milli Prodüktivite Merkezi‘ni lağvetti. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı bünyesinde de önemli değişikliklere gidildi. ETKB bünyesinde 3‘ü yeni olmak üzere, 8 ana hizmet birimi tanımlanırken, yeni birimlerden biri de Nükleer Enerji Proje Uygulama Dairesi Başkanlığı oldu. Görülüyor ki, AKP tüm dünyada nükleer enerjiden vazgeçilirken, Türkiye‘yi uluslararası sermayenin "nükleer çöplüğü" yapmakta kararlı.
Kamu yönetimi baştan aşağı yeniden şekillendirilirken meslek alanlarımız, mesleğimiz ve Örgütümüz üzerine planlanan değişikliklere ilişkin yasal zeminin oluşturulmasının da ilk adımları atıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü‘nün görev tanımlamasından anlıyoruz ki, AKP TMMOB‘nin yetki alanlarına müdahale etmeye hazırlanıyor.
Çıkarılan tüm KHK‘ları alt alta yazdığımızda Türkiye‘nin yenidünya düzenine eklemlenip, emperyalizme bağımlı hale getirilmesi için kamu yönetiminin nasıl yeniden düzenlendiğini görebiliyoruz.
Sevgili Arkadaşlar,
Bu tablo bizlere bir kez daha nasıl zorlu bir süreçten geçtiğimizi ve mücadelemizi birleştirerek sürdürmemiz gerektiğini gösteriyor. Önümüzdeki süreç mesleğimiz ve Örgütümüz için de bir sınav niteliği taşıyor.
Bunun gereklerinin emek ve demokrasi güçleri ile ortaklaştırılan bir mücadele hattı ile yerine getirilebileceğini de çok iyi biliyoruz. "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber, ya hiç birimiz" sözümüz şimdi her zamankinden daha anlamlı hale geliyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi danışmanı Muzaffer Tunçağ ise konuşmasında kent yapılanmasında mühendisler, mimarlara büyük görevlerin düştüğünü, yerel yönetimlerin buna dikkat etmesi gerektiğini belirtti.
Açılış konuşmalarının ardından EBİTO 2011 3. Elektrik Tesiat Fuarı‘nın açılışı gerçekleştirildi.
Kongrede dört gün boyunca ele alınacak konular şöyle:
· Enerji Üretim ve Dağıtım Sistemleri: Santrallar, Jeneratör Seçimi ve Uygulamaları, Kesintisiz Güç Kaynakları, Hibrit Sistemler ve Şebekeye Bağlantı Uygulamaları, Direkler, İletkenler ve Kablolar, Hava Hattı İzolatörleri, Transformatörler, Yüksek Gerilim Anahtarlama Elemanları, Dağıtım Tabloları (Şebeke Planlaması, Akıllı Şebekeler)
· Bina İçi AG/YG Tesisleri: Asansörler, Hastane Elektrik Tesisatları, Doğalgaz Elektrik Tesisatları, Bus-bar Sistemleri.
· Aydınlatma: İç Aydınlatma, Dış Aydınlatma, Kentsel Aydınlatma, Endüstriyel Aydınlatma, Dekoratif Aydınlatma, LED Uygulamaları, Acil Durum Aydınlatması, Aydınlatma Otomasyonu ve Enerji Verimliliği, Aydınlatmada Yeni Teknolojiler.
· Akıllı Binalar ve Bina Elektronik Sistemleri: Bina Otomasyonu, Endüstriyel Otomasyon Sistemleri, Yangın Algılama ve Uyarma Sistemleri, Gaz Algılama ve Uyarma Sistemleri, Telefon Tesisatı, Elektronik Güvenlik Sistemleri, Genel Yayın ve Anons Sistemleri, Veri İletişim Sistemleri, Uydu Anten TV Sistemleri vb.
· Elektrik Tesislerinde Güvenlik: Topraklama, Yıldırıma Karşı Koruma, Parafudrlar, Artık Akım Anahtarları, Aşırı Gerilim ve Aşırı Akım, Güvenlik Malzemeleri, Patlayıcı Ortamlarda Elektrik Tesisatları.
· Enerji Verimliliği ve Kalitesi: Harmonikler, Kompanzasyon, Gerilim Değişimleri, Binalarda ve Sanayi Tesislerinde Enerji Performansı, Enerji Verimliliği Uygulamaları.
· Yeşil Enerji
· Ölçme ve Ölçme Teknikleri, Ölçme Donanımları
· Standartlar, Normlar ve Yönetmelikler
· Denetim, Kabul, İşletme ve Bakım Prosedürleri
· Diğer Uygulamalar
Aydınlatma Sempozyumu
Kongre kapsamında EMO ve Aydınlatma Türk Milli Komitesi (ATMK) ortaklığıyla 24-25 Kasım 2011 tarihlerinde VI. Ulusal Aydınlatma Sempozyumu düzenlenecek. Paralel oturumlar şeklinde gerçekleştirilecek olan sempozyum kapsamında 3 panel düzenlenecek. EMO İzmir Şubesi Güvenlik, Yangın Algılama ve Uyarma Komisyonu Üyesi Mehmet Yavuz Alkan‘ın yöneteceği "Bina Elektronik Sistemlerinde Denetim ve Standart Sorunları" konulu panel 24 Kasım Perşembe günü yapılacak. Panelde, bina otomasyon sistemleri, yangın güvenlik ve elektronik güvenlik sistemlerinin gelişmesine karşın bu sistemlerin denetlenmesi ve standartlarının oluşturulması konusunda yaşanan sorunlar ele alınacak. Panele; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TSE, İzmir Büyükşehir Belediyesi, EMO, Türkiye Yangından Korunma ve Eğitim Vakfı (TÜYAK) temsilcileri konuşmacı olarak katılacak.
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş‘ın yöneteceği "Aydınlatmada LED Teknolojileri, Uygulamalar ve Sorunlar" ile EMO İzmir Şubesi SMM Komisyonu Üyesi Taner İriz‘in yöneteceği "Ülkemizde Elektrik İç Tesisat Alanına Yönelik Yönetmelikler, Sorunlar ve Çözüm Önerileri" paneli ise 25 Kasım Cuma günü gerçekleştirilecek. Bu panellerin ilkinde TEDAŞ, TSE, ATMK ve Aydınlatma Gereçleri İmalatçıları Derneği temsilcilerinin katılacağı panelde LED teknolojilerinin geldiği nokta, doğru ve yanlış uygulamalar konusunda katılımcıların bilgilendirilmesi sağlanacak. Elektrik iç tesisat alanı ile ilgili panele ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, EMO, TSE, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İstanbul Teknik Üniversitesi‘nden temsilciler katılacak.
SMM Forumu Cumartesi Günü
Elektrik Tesisat Kongresi kapsamında SMM Forumu da 26 Kasım Cumartesi günü 3 oturum halinde gerçekleştirilecek. "Mesleki Denetim Uygulama Farklılıkları ve Çözüm Önerileri" başlıklı ilk oturumun başkanlığını EMO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serdar Paker yapacak. EMO Eskişehir Şube Başkanı Levent Egüz‘ün yöneteceği ikinci oturum ise "İşletme Sorumluluğu Hizmetlerinin Değerlendirilmesi" başlığını taşıyor. Forum kapsamında son oturum EMO Denizli Şube Başkanı Abdullah Şavklı tarafından yönetilecek olan "Kamu Kurumları ve Özelleştirilen Dağıtım Şirketleri ile Yaşanan Sorunlar" konusuna ayrıldı. SMM Forumu sürerken diğer salonda paralel oturumlar da gerçekleştirilmeye devam edecek.
Kongre 27 Kasım Pazar günü de toplam 13 oturumla çalışmalarını tamamlayacak.
Fotoğraf Sergisi‘nden "Elektrik Müzesi‘ne
II. Elektrik Tesisat Ulusal Kongresi süresince "Kent ve Elektrik" temalı fotoğraf sergisi de görülebilir. Bu sergi; geçmişte kullanılan elektrik malzemelerinin yer alacağı "Elektrik Müzesi" oluşumunun ilk adımı olarak planlanıyor.
Kongre fotoğrafları için tıklayınız
Kongre 4. GÜN fotoğrafları için tıklayınız
VI. Ulusal Aydınlatma Sempozyumu fotoğrafları için tıklayınız
SMM Forumu fotoğrafları için tıklayınız