Tüm Haberlere Dön
YAPI DENETİM SİSTEMİ TARTIŞILDI
Haberler İzmir

YAPI DENETİM SİSTEMİ TARTIŞILDI

Elektrik, İnşaat, Makina Mühendisleri ve Mimarlar Odası İzmir Şubelerinin birlikte düzenlediği Yapı Denetim Sistemi Sorunları ve Çözüm Önerileri başlıklı panel, 21 Aralık 2011 tarihinde Tepekule Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. 200 yapı denetçisi mühendis, mimarın katıldığı paneli Elektrik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Sedat Gülşen yönetti. İki bölümde düzenlenen panelin ilk bölümünde Mehmet Hepzarif (EMO), Mehmet Kocagözoğlu (İMO), Atila Dinçer (MMO), Alev Ağrı (MO), ikinci bölümünde Yusuf Ersel Tanrıöver (Karşıyaka Belediyesi), M. Osman Akbaşak (Yapı Denetim Kuruluşları Birliği) konuşmacı olarak yer aldılar.

Yapı denetim sürecinin ilgili meslek odalarından bağımsız olamayacağı vurgulanan panelde yapı denetim konusunda yasal mevzuatın geliştirilmesi, sorumluluk sınırlarının doğru çizilmesi ve uygulamaya dönük boşlukların giderilmesi konusunda ortak çalışmalar yapılması gerektiği dile getirildi.

Elektrik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi YK Üyesi Mehmet Hepzarif konuşmasında; Yapı Denetim Kanunu, uygulama yönetmelikleri ve denetim süreçlerine değinerek uygulamada yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini sıraladı. Hepzarif; 1999 Marmara Depremi sonrasında çıkarılan yapı denetim yasası, 595 sayılı KHK, 648 sayılı KHK kapsamında yapılan değişikliklerle yapı denetimde sürekli gelgitler yaşandığını belirterek, kanun kapsamında kurulan il yapı denetim komisyonlarında Odaların yer almasında belirsizlik olduğunu aktardı. Yapı denetçilerinin sorumlulukları, dikkat edecekleri konular, özlük hakları, cezai hükümler, belediye uygulamaları ile ilgili bilgileri aktarmasının ardından sorunlara yönelik çözüm önerilerini şöyle ifade etti: "Mühendis ve mimarların, üyesi bulunduğu Meslek Odalarından, diğer yardımcı elemanların ise Mesleki Yeterlilik Kurumundan periyodik meslek içi eğitim alması sağlanmalıdır.

Yapı denetim kuruluşu ve laboratuvar gibi kamusal yetki kullanan firmalar; sadece yapı denetçi belgeli mühendis ve mimarlar tarafından kurulabilmeli, farklı denetim uygulamaları kaldırılmalı, özel-kamu ayrımı yapılmaksızın tüm yapılar aynı denetim sürecine tabii tutulmalıdır. Ücretli mühendislik ve mimarlık hizmeti veren mühendis ve mimarların, iş güvenliği ve özlük hakları yasa ile tanımlanmalı, kamu güvencesi altına alınmalıdır. Düşük ücret kıskacında olan denetçi ve kontrol elemanı mimar ve mühendislere yönelik TMMOB tarafından hazırlanan en az ücretler uygulamaya geçirilmelidir."

 

İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yapı Denetim Komisyonu Başkanı Mehmet Kocagözoğlu ise konuşmasında kurumlarla ilişkiler ve yeni kanun hükmünde kararnameden sonra özellikle hakedişlerde yaşanan sorunları dile getirdi. Son çıkan KHK ile yapı denetim hizmeti için yapı denetim kuruluşuna ödenecek hizmet bedelinin % 56`ya düştüğünü belirten Kocagözoğlu; bu durumda çalışanlarının maaşlarını ödemekte zorlanan, işini hakkıyla yapmak için çalışan yapı denetim şirketlerinin zor durumda kaldığını vurguladı. "Sorumluluğu ağır, hata yapmayı affetmeyen, cezai yaptırımları olan bir işin bedeli bu kadar ucuz olamaz" diyen Mehmet Kocagözoğlu; İzmir Büyükşehir Belediyesi İmar Kanunu`nun yapı denetim uygulamalarını içerecek şekilde güncellenmesi gerektiğini dile getirdi. Yapı denetim firmalarının bürokratik iş yükü arttığını belirten Kocagözoğlu; hakedişlerin alınmasında da bürokratik engeller yüzünden gecikmeler yaşandığını belirttti. "Bu sistem bu şekilde devam ederse 12 yıllık yapı denetim sistemi tıkanma noktasına gelecektir.  Süresi içerisinde alınamayan hakedişler yüzünden yapı denetim kuruluşları çok zor durumdadırlar. Tek gelirleri hakedişler olan firmalar zamanında alınamayan hakedişler yüzünden iş yapamaz hale geleceklerdir" diyen Mehmet Kocagözoğlu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`nın bu duruma çözüm bulmasını istedi. 

Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi`nden Atila Dinçer ise konuşmasında; yapı denetiminde yalıtım sorunu, şantiyede yapı malzemeleri denetimi, tadilatlar, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında bilgiler aktardı. Yapı üretimi ve denetiminin bir bütün olduğunu vurgulayan Dinçer; yangın tesisatı, ilgili yüzlerce yapı malzemesi ve ısı yalıtımı denetiminin kimler tarafından ve nasıl yapılabileceğinin belirtilmesi gerekir dedi. Şantiyelerde, genellikle, ısı yalıtım, mekanik tesisat, sığınak, ısıtma, yangın, asansör projeleri bulundurulmadığına dikkat çeken Atila Dinçer konuşmasına şöyle devam etti: "Uygulamalar  ezbere ve zaman zaman ruhsat projeleri dışına çıkılabilmekte, neye göre üretim veya montaj yapıldığı sorusu cevapsız kalmakta, bazen geri dönüşü olmayan uygulamalarla karşılaşılmaktadır. Çözüm, yapılacak mevzuat değişikliği ile, yapıyı denetleyen kuruluş ile yapımcı arasındaki bu bağ kaldırılmalıdır".

 

Mimarlar Odası`ndan Alev Ağrı ise İmar Hukuku`ndaki en büyük eksikliğin yapı denetimi olduğunu belirtti. Yapı denetiminin kamusal bir denetim olduğunu ifade eden Ağrı; 595 sayılı KHK ve 4708 sayılı Kanunun düzenlenmesi aşamasında; üniversitelerin, meslek odalarının, ilgili idarelerin birikimlerinden görüş alınmadığını, 648 sayılı KHK öncesi, taslak önerisi ile TMMOB`den görüş alınmakla birlikte, yayınlanarak yürürlüğe giren KHK`da görüşlerin dikkate alındığına dair bir izlenim görülmediğini belirtti. Alev Ağrı yapı denetim sürecine yönelik çözüm önerilerini şöyle sıraladı : YDK`lar, kar amacını öncelemeyen, bilim ve tekniğin gereklerini esas alan, kamusal ve meslek kuruluşlarının etkin olarak katıldığı bir denetim sistemi içinde yeniden düzenlenmelidir. Mimari proje müellifinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundan gelen müelliflik haklarının yapı denetimi hakkında kanunun içinde somut şekilde vurgulanmalıdır. Mimari proje müellifi ile yapı denetim kuruluşu arasında doğrudan bir ilişki tanımlanmalıdır". 

Karşıyaka Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Y. Ersel Tanrıöver ise konuşmasında; mevzuattan ve uygulamalardan karşılaşılan sorunları irdeledi. Yapı ruhsatı aşamasında evrakların zamanında getirilmemesi nedeniyle sıkıntıların yaşlandığına dikkat çeken Tanrıöver, eksik evrakla hakediş yapılmaya çalışıldığını bunun da ilgililieri zor durumda bıraktığını belirtti. Tanrıöver konuşmasında şunlara değindi: "Yapılarda tadilat izinleri alınmadan yerinde uygulama yapılması yapı denetim kuruluşları tarafından engellenmelidir".

Yapı Denetim Kuruluşları Birliği temsilcisi Osman Akbaşak ise konuşmasında gerekli düzenlemeler yapılmazsa yapı denetim kuruluşlarının zor durumda kalacaklarını ve sistemin yenilenmesi gerektiğini bu noktada tüm ilgilililerin ortak çalışma anlayışı ve özveride bulunması gerektiğini ifade etti. Yapı denetim kuruluşlarının sorumlulukları, standart sorunları, laboratuar kurulumu, ödeneklerin zamanında tehsil edilmesi konularının yapı denetim kuruluşları ve çalışanlarının geleceği için doğru uygulanmasını vurgulayan Akbaşak`ın ardından katılımcılar sektöre ilişkin sorularını aktardılar. Yanıtların ardından panel konu ile ilgili forum vb. etkinliklerin de yapılması dileğiyle son buldu.