Aralarında EMO`nun da bulunduğu TMMOB`ye bağlı 22 meslek örgütünün 26 Ekim 2021 tarihinde gerçekleştirdiği ortak basın açıklamasında, elektrik, doğalgaz ve akaryakıt zamlarına dikkat çekilerek, "Ülkemiz uzun yıllardan bu yana, kamusal planlama temelli, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı, ekolojiye duyarlı, toplum yararını gözeten doğru ve bağımsız bir enerji politikası uygulanmamasının ağır sonuçlarını yaşıyor. Fosil yakıtlarda büyük orandaki dışa bağımlılık, enerji politika ve uygulamalarındaki tutarsızlık ve yanlışlıklar, spekülatörler ve fosil yakıt şirketlerinin körüklediği dünya ölçeğindeki fiyat artışlarına ekleniyor ve tüm bunlar, zamlara gerekçe olarak sunulmaktadır" denildi. Güneş enerjisi potansiyelinin yalnızca yüzde 3`ünün, rüzgarın ise yüzde 25`inin kullanılabildiğine vurgu yapılan açıklamada, şöyle denildi:
"Enerjide uygulanan yüksek orandaki ÖTV, KDV ve diğer vergiler, deyim yerindeyse maliye hazinesini doldurmak için bir gelir kapısı olarak görülmektedir. Oysa devletin görevlerinden birisi de, yurttaşlara ulaşılabilir ve ucuz enerji temin etmektir. Özellikle AKP döneminde yaşanan özelleştirmeler ve piyasacılık ülkemizde bir enerji yoksunluğu ve yoksulluğunun yaşanmasına neden olmuştur. AKP hükümetlerinin enerjideki dışa bağımlılık sevdası nedeniyle enerji politikalarındaki tutarsızlıkların ve beceriksizliklerin faturası her zaman olduğu gibi bir kez daha halka kesilmiştir."
Doğalgaz ve akaryakıt fiyatlarındaki artışların başta elektrik olmak üzere tüm al ve hizmetlere zam gelmesine neden olduğunu ifade edildiği belirtilerek, "Sanayinin ve günlük hayatın önemli bir girdisi olan enerji fiyatlarına gelen bu zamlar yaşamayı güçleştirmekte; tüm sanayi ve gıda ürünlerine yansımakta ve halkı canından bezdirmektedir. Enerji zamları sonucunda yurttaşlarımız önümüzdeki kış daha çok üşüyecek, elektrik kullanmayacak ve temel ihtiyaçlarını giderme konusunda sıkıntılar yaşayacaktır" ifadelerine yer verildi. Enerji zamlarının tarım ve gıda üretimini de etkileyeceğine değinilen açıklamada, meslek örgütlerinin ortak önerileri şöyle sıralandı:
"-Dışa bağımlılığı artıran, ithalat faturasını yükselten enerji tercihlerinden uzak durulmalı,
-Petrolün üçte ikisini tüketen ulaşım sektöründe toplu taşıma ve ulaşıma ağırlık verilmeli,
-Konutlarda elektrik, doğalgaz ve suda KDV oranı yüzde 1`e çekilmeli ve ÖTV oranları düşürülmeli,
-Elektrik üretiminde öncelik ve ağırlık, dışa bağımlılığı artıran ve ithalat faturasını yükselten ithal kömür, petrol ve doğalgaza değil, başta güneş ve rüzgar olmak üzere yenilenebilir kaynaklara verilmeli,
-Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamında mevcut devam eden döviz endeksli uygulamalara derhal son verilmeli,
-Sanayide, ulaşımda, binalarda ve tarımda enerji verimliliğini sağlamaya dönük teşvik ve adımlar hızla atılmalı,
-Dışa bağımlı mazot, gübre dahil tarımsal girdilerde KDV/ÖTV oranları yüzde 1`e çekilmeli ve sulamada kullanılan elektrik fiyatları indirilmeli, üretim maliyetleri düşürülmeli,
-Düşük gelir grupları için hane başına ayda 230 kWh elektrik ile bulunulan bölge ve ısınma biçimine göre belirlenecek miktarda doğalgaz halka ücretsiz verilmeli,
-Zamlar, kamu ve bütçe açıklarını gideren bir can simidi olarak görülmemelidir."