ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI BASIN AÇIKLAMASI
Özelleşen Dağıtım Şirketleri Denetlenemiyor...
EMODAN ACİL DENETİM ÇAĞIRISI
Anayasa Mahkemesi, 5 Temmuz 2012 tarihinde 6094 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun bazı maddelerini değerlendirdi. Anayasa Mahkemesi, kanunun 6. maddesinin ardına eklenen "...veya gerektiğinde masrafları ilgililerine ait olmak üzere EPDK tarafından yetkilendirilecek denetim şirketlerinden hizmet satın alınarak EPDK tarafından yaptırılabilir. Denetim şirketleri ile ilgili uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, Bakanlık görüşü alınmak kaydıyla EPDK tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir" şeklindeki ifadelerin Anayasaya aykırı olduğuna karar verdi. Anayasa Mahkemesinin kararından 1 gün önce TBMMde kabul edilen bir "torba yasa" ile benzer ifadeler, bir kez daha kanuna eklendi. Böylece Anayasa Mahkemesinin iptal kararına rağmen, benzer düzenlemenin 12 Temmuz 2012de Resmi Gazetede yayımlanması ile filli durum sürdürülmektedir.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) kanun ile kendine tanınan yetkiyi daha önce düzenlediği yönetmelikler ile özel şirketlere bırakmak istemişti. Resmi Gazetede 7 Ocak 2007 tarihinde yayımlanan Elektrik Piyasasında Dağıtım Sistemi Yatırımlarının Düzenlenmesi ve Planlardaki Gerçekleşmelerin Denetlenmesi Hakkında Yönetmeliğin, bağımsız yatırım denetim şirketlerine yetki devri öngören hükümlerinin iptali istemiyle Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) tarafından ise 6 Mart 2007 tarihinde Danıştaya başvurulmuştu.
Kamu Denetiminden Vazgeçilemez
Dava dilekçesinde, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda "Özelleştirme sonrası elektrik dağıtım tesislerinin iyileştirilmesi, güçlendirilmesi ve genişletilmesi için yapılan yatırımların mülkiyeti kamuya aittir" şeklinde hüküm bulunduğu belirtilerek, Yönetmeliğin iptali istenmişti.
EMO tarafından açılan dava Ekim 2009da Danıştay 13. Dairesi tarafından karara bağlandı. Danıştay 13. Dairesi tarafından oybirliğiyle alınan kararda, "Asli ve sürekli kamu hizmeti niteliği taşıyan denetim yetkisinin düzenleyici işlemlerle özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi söz konusu olamayacağından, elektrik piyasasında dağıtım şirketlerinin yatırımlarının gerçekleşmelerinin denetlenmesi yetkisinin bağımsız yatırım denetim şirketlerine devrini öngören düzenlemede hukuka uygunluk bulunmamaktadır" denildi.
Yönetmelik Olmayınca Kanunu Değiştirdiler
Danıştay tarafından yönetmeliğin iptal edilmesi ile birlikte bu kez 29 Aralık 2010 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6094 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun da benzer bir düzenleme yapılarak, iptal edilen hükümlere yasal dayanak sağlanmaya çalışılmıştır.
Kanundan sonra çıkarılan "Elektrik Piyasasında Faaliyet Gösteren Üretim ve Dağıtım Şirketlerinin Lisansları Kapsamındaki Faaliyetlerinin İncelenmesine ve Denetlenmesine İlişkin Yönetmelik" de 6 Aralık 2011 tarihinde EMO tarafından dava konusu edilmiştir. Bu davanın dilekçesinde, yönetmeliğin Anayasanın "Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür" şeklindeki hükümlerine aykırı olduğu vurgulanmıştır. Konunun Anayasa Mahkemesine taşınmasın istenildiği dava halen Danıştayda devam ederken, bu yönetmeliğin dayanağını oluşturan kanunda yer alan hükümler Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.
Bir Gün Önce Yenilendi
Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı dahi henüz yayımlanmadan Resmi Gazetenin 12 Temmuz 2012 tarihli sayısında 6353 sayılı "Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 22. ve 31. maddesinde benzer düzenlemeler yeniden getirildi. Bu düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin kararından yalnızca bir gün önce TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek, yasalaşması ise ayrıca dikkat çekicidir.
Bu düzenlemede öncekilerden farklı olarak "özelleştirilen elektrik dağıtım bölgelerinin mülkiyetinin kamuya ait olduğu" vurgulanarak, denetleme yetkisi EPDKdan alınarak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına verildi. "Bakanlık bu denetimi bu konuda ihtisas sahibi olan kamu kurum ve kuruluşlarına yetki devri suretiyle veya yetkilendireceği denetim şirketlerine hizmet satın almak suretiyle yaptırabilir" şeklindeki ibare ile denetim özelleştirmesi yolu açık bırakıldı. Aynı kanunun 31. maddesinde ise denetimin "EPDK tarafından yetkilendirilecek denetim şirketlerinden hizmet satın alınarak EPDK tarafından yaptırılabilir" ibareleri de yasaya eklendi.
Cumhurbaşkanı Jet Hızıyla Onayladı
Yönetmelik ile olmayınca kanun değişikliği yapılmış, bu değişikliğinde Anayasa Mahkemesinden dönmesi bile AKPyi durduramamıştır. Gerek Danıştayın gerekse Anayasa Mahkemesinin kararlarına rağmen, denetimin özelleştirilmesinde ısrar edilmesini anlamak mümkün değildir. AKP, EMOnun konuya ilişkin uyarılarını göz ardı etmiş, yargı kararını boşa çıkartacak şekilde, yasama organında düzenleme yaptırmaktan bile çekinmemiştir. Anayasa Mahkemesinin kararı açıkladıktan sonra 9 Temmuz 2012 tarihinde TBMMden Cumhurbaşkanlığına sevk edilen düzenlemenin, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından 2 gün içinde, jet hızı ile onaylanması, Cumhurbaşkanlığında yasaların Anayasaya aykırı olup, olmadığına ilişkin değerlendirme yapılmadığının göstergesidir. Söz konusu yeni kanun değişiklikleri ve EPDKnın yayımlayacağı yönetmeliği de yargıya taşıyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.
Kamu Acilen Görev Başına
Henüz bir denetim mekanizması kurulamamışken elektrik dağıtım bölgelerine ilişkin özelleştirme ihaleleri düzenlenmiş, ilki Ocak 2009da olmak üzere Başkent, Meram, Sakarya, Osmangazi, Uludağ, Çoruh, Çamlıbel, Fırat, Yeşilırmak ve Trakya elektrik dağıtım şirketlerinin özel sektöre devri yapılmıştır. Aradan geçen bunca zaman içinde mülkiyeti kamuda kalacak olan tesislere ilişkin denetimlerin nasıl yapıldığı soru işareti olarak kalmıştır.
AKPnin idaresini özel ellere terk ettiği kamu mallarına ilişkin denetimin de özel ellere bırakılması konusundaki ısrarını anlamak mümkün değildir. Bu ideolojik yaklaşım için hukuk devletinin en temel kuralarının bile çiğnenmesi kabul edilemez. Özeleştirme sonrası özel şirketlerin faaliyetlerinin yeterince denetlenmemesi sonucu oluşan kamu zararı konusunda yalnızca siyasi iktidarın değil, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının bürokratlarının da sorumlulukları oluşacaktır. Yaratılan 5 yıllık boşluğa dikkat çekerek, denetimsizliğin kamu zararı oluşturduğu uyarısında bulunuyor ve acil denetim çağrısı yapıyoruz.
ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI
43. DÖNEM YÖNETİM KURULU
15 Temmuz 2012