DİRENEN PAKMAYA İŞÇİLERİ YALNIZ DEĞİLDİR!
İşçilerin, köylülerin, gençlerin ve kadınların maruz bırakıldıkları hak gaspları; sağlık, ulaşım, ısınma, eğitim ve barınma gibi pek çok alanda devam ediyor.
"Fatih Projesi‘yle" eğitim hakkımıza, "Kentsel dönüşüm projesiyle" barınma hakkımıza, "Sağlıkta dönüşüm paketleriyle" sağlık hakkımıza, "HES, RES, baraj projeleriyle" doğamıza, yaşam alanlarımıza saldıranlar; sendika ve grev hakkımıza ve en temel demokratik haklarımıza saldırmaktan da geri durmuyor.
Ülkemizde hâlâ, emeğinin hakkını arayan işçi, borçlarını ödeyemeyen köylü, demokratik hakkını arayan öğrenci gençlik, ikinci sınıf insan muamelesinden ve toplumsal baskıdan kurtulmaya çalışan kadın, "söz, eylem ve örgütlenme" hakkını savunan ve uygulayan halk güçleri, azgın bir zorbalık politikasının kurbanları haline getirilmektedir!
Ülkemiz hala ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel politikaları itibariyle doğrudan emperyalist merkezlerin dönemsel ve bölgesel kanlı senaryolarının bir parçasıdır!
Ülkemizde hala işçiler ve toplumun farklı kesimlerinden emekçiler karın tokluğuna çalışmakta, asgari ücretle yaşam savaşı vermekte, önemli bir kesimi de kölelik koşullarına mahkûm, sendikasız ve iş güvencesiz çalışmaktadır. Ekonomi, sömürücü kesimler için iyiye gidiyor. Emekçilere yapılan 20-30 TL‘lik asgari ücret zammında fırtınalar koparanlar, hakim sınıfların servetlerine servet katmaları için ter döktüler.
Ülkemizde hala tarım üretimi, devlet politikalarıyla engellenmekte ve tarım arazileri işlenmeyerek, kent mekânlarında yeni işsizler ordusu çoğalmaktadır!
Ezilenler için tam bir geleceksizlik anlamına gelen tüm bu yaşananlar, doğal olarak karşıtını da doğurmakta ve öfke patlamalarına sebep olmaktadır.
Sömürücüler bu nedenle ezilenlerin örgütlü kuvvetlerine yönelmekte ve onları etkisizleştirmeye çalışmaktadır. Çünkü sömürü düzeninin yıkım politikalarını rahatlıkla uygulayabilmesi; ezilen milyonların örgütsüz ve tepkisiz olmasından geçmektedir.
Sırf sendikaya üye olduğu için işten atılan; kıdem tazminatı hakkına, iş ve sağlıklı çalışma hakkına, grev hakkına sahip çıktığı için saldırılara maruz kalan kamu emekçileri, BEDAŞ işçileri, Havacılık işçileri, Çaykur işçileri, Pakmaya işçileri... emek hareketlerine yönelen saldırıların güncel örnekleri olarak öne çıkmaktadır.
Direne Direne Kazanacağız!
Yerelimizde güncel bir örnek olarak tanık olduğumuz Pakmaya İşçilerinin de içinde bulundukları süreç; belirttiğimiz durumlardan bağımsız ve farklı değildir. Bugün arkadaşlarımızın zam talepleri olumsuz karşılanmış ve buna karşı sendikalaşma faaliyetleriyle birlikte işleri ellerinden alınmıştır. Haklı ve meşru mücadeleleri ise baskı zoruyla engellenmeye ve sindirilmeye çalışılıyor. Sendikalaştıkları gerekçesi ile işten atılan işçiler, örgütlenme çalışmalarına devam edeceklerini, başlattıkları direniş ile anlatmaktalar. Elektrik Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi olarak, yapılan tüm baskı ve zorbalık uygulamalarına karşı, Pakmaya İşçilerinin haklı ve meşru mücadelesini destekliyoruz. İşçilerin sürdürmekte olduğu direnişlerle; dayanışmayı yükseltmeye, seslerini geniş kesimlerle buluşturmaya ve haklı mücadelelerine sahip çıkmaya davet ediyoruz.
İşçiler; sendikalı, iş güvenceli, sigortalı, insanca çalışma için; işsizler, iş için; gençlik, bilimsel, demokratik eğitim ve iş - gelecek güvenceleri için; kadınlar, toplumun her alanında özgür ve eşit bireyler olabilmek için; uluslar ve azınlıklar, demokratik ve ulusal, kültürel hak talepleri için hep birlikte mücadeleye çağırıyoruz.
Direnen Pakmaya İşçileri Yalnız Değildir!
Direne Direne Kazanacağız!
EMO KOCAELİ ŞUBESİ
İLETİŞİM
TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi
Ömerağa Mahallesi Naci Girginsoy Sokak N:15/4 KOCAELİ
Tel: 0262.325 41 22 Faks: 324 54 56
e-posta: kocaeli@emo.org.tr web: http://kocaeli.emo.org.tr/