Sempozyum açılışında EMO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Ulutaş, Bereket Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhan Saldanlı, Sırbistan İstanbul Başkonsolosu Dragan Markovıć ve EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yeşil konuştu.
Mahir Ulutaş konuşmasında sempozyum programıyla ilgili bilgiler vererek; "Teslanın özellikle yaşamının son yıllarında daha sistematik olarak düşünmeye başladığı modern kapitalist toplumun insanlık açısından ciddi tehdit olmaya başladığı endişesi ve toplumun sosyal, ahlaki ve manevi boyutlarını hiçe sayan teknolojik birikimin ve endüstriyel organizasyonun insanlık dışılığına dair vurgular günümüz Türkiyesi için de verimli bir tartışma başlığı sunmaktadır." dedi. Sempozyumun Soma faciasının yıldönümüde gerçekleştiriliyor olmasına dikkat çeken Ulutaş; kamu yararı gözetmeden, daha fazla kar hırsı ile yapılan üretim zorlamalarının, uzun çalışma süreleri, sağlıksız çalışma koşulları, yeterli ve etkin yapılmayan kamusal denetimin 301 canımıza mal olduğu bu toplu cinayet, enerji ve madencilik sektöründe özelleştirme politikalarının geldiği noktayı net bir şekilde göstermiştir. Daha sonra yaşanan Şırnak, Bartın ve Karaman kazaları da kanımızca özetlenmeye çalışılan tablonun sadece Soma özelinde geçerli olmadığının ispatları olmuştur. İş cinayetlerinin fıtrat söylemiyle kapatılmasına karşı takipçisi olmayı sürdüreceğiz.
Etkinlikte emeği geçenlere teşekkür ederek konuşmasını noktalayan Mahir Ulutaşın ardından Bereket Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhan Saldanlı konuşmasını gerçekleştirdi. Bilimsel çalışmaların, bilimi uygulayanların her zaman kazanan olduğunu ifade eden Saldanlı bilimsel uygulamaların gelişmesiyle dünyanın sürekli değiştiğini belirtti. Teslanın olağanüstü buluşları olmasaydı bugün elektrik iletilemeyecekti diyen Saldanlının ardından Sırbistan Başkonsolusu Dragan Markovıć konuşmasını yaptı.
Dragan Markovıć; etkinliğe yoğun katılımdan duyduğu memnuniyeti belirterek Teslanın buluşlarının bilime insanlığa büyük yararları olduğunu söyledi.
EMO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yeşil ise konuşmasında şunlara yer verdi:
Günümüzde bile henüz yeterince anlaşılamamış, insanlığın yararına sunduğu sayısız buluşa karşın kendisine gereken değer verilmemiş olan Nikola Tesla, "Para insanların kendine biçtiği kıymete haiz değildir. Benim bütün param deneylere yatırılmıştır. Bunlarla yeni keşiflerde bulunup insanoğlunun yaşamını biraz daha kolaylaştırmasını sağlıyorum" demiştir.
Tesla, elektrik motorlarından uzaktan kontrole, elektrik üretiminden röntgene kadar çeşitli ülkelerden alınmış 300 civarında patentli buluşuyla birlikte, çeşitli konularda toplam 700 kadar farklı ürünü insanlık hizmetine sunmuştur.
Thomas Edison ile girmiş olduğu AC-DC (Alternatif Akım-Doğru Akım) savaşından galip çıkmış, AC (AA) elektriğin yaygınlaşmasını sağlamıştır.
Geç de olsa günümüzde "Dünyayı Aydınlatan Buluşçu" olarak anılmaktadır.
Tesla ve Edison arasındaki bilimsel gelişmelere ve buluşlara yönelik bakış açısı farklılığı, günümüzdeki "inovasyon-buluş" tartışmasının adeta alt yapısını oluşturmaktadır.
Elektrik ve elektronik alanı da dahil olmak üzere pek çok teknik gelişmenin ilk çıkış yerinin savunma ve güvenlik alanları olduğu, ancak ticarileşmeyle teknolojik ürünlerin toplum içinde yaygınlık kazandığı bir gerçektir.
Ancak yine açık bir gerçek şudur ki, tek başına piyasaya bırakılan bilimle insanlık için ilerleme kaydedilmesi mümkün değildir.
Bugün bilgisayar ve elektronik haberleşme cihazları başta olmak üzere pek çok teknik ve bilimsel gelişme bekletilerek, her bir aşaması ticari kazanca dönüştürülmek üzere piyasaya inovasyon olarak sürülmektedir.
Bu da ülkemizin ve dünyamızın kaynaklarının "tüketim kültürü" ile yok edilmesine, öncelikle teknoloji ithal eden Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere dünyamızın "elektronik çöplük" olmasına yol açmaktadır. Örneğin ülkemizde cep telefonu satışları rekor düzeylerdedir. 2014 yılında ithal edilerek kayıt altına alınan telefon sayısı 16 milyon 743 bini aşmıştır.
Teknik ve bilimsel gelişmelerin baş döndürücü bir hıza eriştiği günümüzde sıfırdan bir ürün yaratılmasından çok bir ürünün daha işlevsel, daha verimli ve daha az enerji tüketerek kullanılması ya da farklı alanlarda da kullanılabilir hale getirilmesi gibi yeniliklerin değeri elbette büyüktür.
Bu tür yeniliklerin ticari çıkar kaygısına teslim edilmeden üniversiteler ve kamu yapılanmaları aracılığıyla toplumun hizmetine sunulması için çaba gösterilmelidir.
Ülkemiz için de yenilikçilik alanında gelişmeler sağlanması ve buna yönelik desteklemelerin artırılması; bilimsel ve teknolojik üretimin yerli olarak gerçekleştirilebilmesi için ön açıcı olacaktır.
Değerli Konuklar,
Tesla`nın yaptıklarının son yıllarda daha fazla gündeme gelmeye ve tartışılmaya başlaması; O`nun, kendisini bugünlere taşıyabilen ender buluşçulardan biri olduğunu da göstermektedir.
Uzaktan kumanda, kozmik ses dalgaları ve uzay, radyo frekans alternatörü, iyonosfer çalışmaları, radar ve tribünler, dünyanın en güçlü vericisi, dünya çapında telsiz, yüksek frekans öncülüğü, uzaktan radyo kontrolü, alternatif akım vb. konularda çok sayıda çalışması bulunmaktadır.
Tüm hayatını insanlığa adamış, hiç evlenmemiş ve en iyi dostları ünlü Amerikan yazar Mark Twain ve güvercinler olan bu eşsiz bilim insanına, Einstein ve Edison`a verilen değer düşünüldüğünde, hem geçmişte hem de günümüzde ciddi bir biçimde haksızlık yapıldığı muhakkaktır.
Bu yüzden Tesla`yı doğru anlamak ve anlatmak bilimin gelecek kuşaklara temiz ve tarafsız olarak aktarılmasında büyük önem taşımaktadır.
Tesla`nın buluş ve araştırmalarının daha yoğun gündeme geldiği son yıllar, Türkiye`de de O`nun adıyla anılacak bir sempozyum yapılmasını zorunlu kılmıştır.
Bu nedenle de bugün düzenleneceğimiz bu etkinlikte, Tesla`nın yürüttüğü çalışmalar hakkında araştırmacıların, akademisyenlerin, mühendislerin ve konuyla ilgili olanların bilgilerini paylaşmalarını ve tartışmalarını sağlayacak bilimsel bir ortam yaratılması hedeflenmiştir. Ayrıca Tesla`nın o gün yaptıkları ile bugün gelinen aşamalar karşılaştırmalı ve bazen de deneysel olarak katılımcılara sunulmaya çalışılacaktır.
Değerli Katılımcılar,
Bu vesile ile biraz da Odamızın üniversitelerle olan ilişkilerinden ve eğitim faaliyetlerimizden bahsetmek istiyorum.
Bugüne değin EMO olarak düzenlediğimiz sempozyum, kongre ve konferanslar ile meslek alanlarımızda hızlı biçimde yaşanan bilimsel ve teknolojik gelişmelerin farkında olmaya ve bu dinamizmi Odamızın gelişimine taşımaya özen gösterdik ve göstermeye devam edeceğiz.
Mühendisin uluslararası standartlarda iyi bir eğitim alması ancak yeterli sayıda öğretim üyesi, altyapı ve bilimsel eğitim programı ile olanaklıdır.
Mühendislik eğitiminde, gerek açılan okullar ve gerekse plansız arttırılan kontenjanlar, özellikle belirli bölümlerden mezun mühendislerin istihdam sorununu arttırdığı gibi, mühendis kimliğinde erozyon yaratmaktadır.
Odamız meslek alanlarıyla ilgili olarak, 2005-2006 öğretim döneminde 18`i vakıf olmak üzere 53 üniversitede eğitim verilmekte iken, 2014-2015 öğretim döneminde 40`ı vakıf olmak üzere toplam 148 üniversitede eğitim verilmektedir.
Son 7 yılda meslek alanımızdaki bölüm sayısı hızla artmış, 2007 yılında 55 olan Elektrik, Elektronik, Elektrik Elektronik, Elektronik-Haberleşme, Kontrol ve Biyomedikal Mühendisliği toplam bölüm sayısı 2013`de 113`e, 2014`de ise 148`e çıkmış ve toplam kontenjan da 3 kat artarak 4071`den 12.171`e yükselmiştir.
TMMOB ve EMO olarak bu konularda defalarca eğitim sempozyumları düzenledik. Bu sempozyumlarda değerli hocalarımız, eğitim ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri tarafından çok sayıda sunum yapıldı. Biz bunları kitaplaştırdık ve üniversitelerimizin ilgili bölümlerine gönderdik.
Akademi dünyası ile ilişkilerimizi geliştirmek ve bu alandaki boşluğu doldurmak için Bilimsel Dergi çıkarmaya başladık. Bilimsel Dergimiz 3. yaşını da doldurmak üzeredir. Burada Dergimizin Baş Editörü Hocamız Prof. Dr. Hamit Serbest`in şahsında emeği geçen bütün hocalarımıza ve arkadaşlara teşekkür ederim.
Yine geçen dönem bir ilke imza attık. İzmir Şirince Matematik Köyü`nde 50 doktora öğrencisinin katıldığı bir Akademik Kamp yaptık.
Yoğun istek üzerine bu kampı bu yıl aynı yerde tekrarladık. Daha çok katılım gerçekleşti. Buradan Nesin Matematik Köyü`nün her türlü olanağını bize kullandıran ve her seferinde 2 saatlik matematik dersi veren Prof Dr. Ali Nesin`e ve kamp çalışanlarına teşekkür ederim.
Yine bu kampların düzenlenmesinde iki kampında koordinatörü olan Prof. Dr. Tayfun Akgül`ün şahsında emeği geçen hocalarımıza ve arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Yönetim Kurulumuz bu kampı 6 ayda bir düzenlemeyi hedeflemektedir.
Yine 2004`de kurduğumuz Meslek İçi Sürekli Eğitim Merkezi (MİSEM) ile de 22.000`i farklı kişi olmak üzere toplamda 32.000 üyemize meslek içi eğitim vermiş bulunuyoruz. Üye sayımızın 47.000 olduğu düşünüldüğünde üyelerimizin yüzde 40`ının eğitim aldığını görebilirsiniz.
Ankara, İstanbul ve Bursa şubelerimizde, bulundukları bölge üniversitelerindeki son sınıf öğrencileri arasında "Proje Tasarım Ödülleri Yarışması" etkinliği düzenlemekteyiz.
Yine İzmir ve İstanbul şubelerimizde son sınıf öğrencilerine "Mesleğe Hazırlık Seminerleri" düzenlemekteyiz.
Değerli Katılımcılar,
Bir diğer önemli konu ise 25 Ekim 2014 tarihinde İzmir`de 11 Nisan 2015`de Ankara`da yaptığımız Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanları toplantılarıdır. İlk toplantıya 151 bolümden 56 bölüm başkanı katıldı. İkinci toplantıya da 30 bölüm başkanı katıldı. Yapılan toplantılar sonucunda Bölüm Başkanları Toplantısı`nın da artık kurumsal hale gelerek konsey çalışmasına evrilmesi benimsendi. Artık Elektrik-Elektronik-Haberleşme, Kontrol ve Biyomedikal Mühendisliği Bölüm Başkanları kendi mekanizmaları içerisinde bu toplantıları kurumsallaştırdılar. Oda olarak bu işin sekretaryasını yürütmekten onur duyuyoruz.
Buradan şunları da söylemek istiyorum.
Bizler, faaliyetlerimizi olabildiğince başta meslektaşlarımız olmak üzere toplumun bütün kesimlerine duyurmaya, farkındalık yaratmaya çalışsak da, karşılaştığımız tablo, baskı ve engellemeler ile kamusal sorumluluklarımızın önüne set çekilmeye çalışılıyor olmasıdır.
Kamu yararı kavramını yok eden, dünyaya yalnızca kendi ideolojisi ve yandaş çevresinin gözüyle bakan siyasi iktidar, meslek odalarımızı da kendi yörüngesine sokmaya, iktidarın dar çıkarlarına hizmet etmeye dönük, olağanüstü çaba gösteriyor.
Meslek örgütlerimizi işlevsizleştirmek, iş yapamaz, etkinlik düzenleyemez, söz söyleyemez konuma getirmeyi amaçlayan, hukuksuz ve gayri meşru politikalar, artık son raddeye ulaşmıştır. Siyasi iktidar, elindeki kamu gücünü, kamu yararına hareket eden örgütlülüğümüzü dağıtmak için kullanmaktadır.
Değerli Katılımcılar,
Her şeyden önce; her platformda, bilimi ve etiği savunmaya devam edeceğiz. Yine belirtmeden geçemeyeceğim: Nükleer santrala ve kirli teknoloji ile çalıştırılan her türlü santrala, çevre ve doğayı tahrip eden tabiat ve kültürel varlıklarımızı yok eden ve canlıların yaşam hakkını göz ardı eden her türlü enerji üretim biçimlerine karşı durmaya devam edeceğiz.
Bizler, eşit ve özgür bir ülkede kadın-erkek birlikte, çağdaş bir Türkiye`de bir arada yaşamak için barış ve adaleti savunmaya devam edeceğiz.
Sözlerime son verirken Sempozyuma emeği geçen basta İzmir Şubemiz Yönetim Kurulu`na, sempozyum düzenleme ve yürütme kurullarına, sunum yapan ve oturumları yöneten tüm hocalarımıza ile Sırbistan`dan ve Amerika`dan gelen Tesla uzmanlarına çok teşekkür ederim.
Hepinizi saygıyla ve sevgiyle bir kez daha selamlıyor ve sempozyumumuza başarılar diliyorum.
Açılış konuşmalarının ardından Teslanın Sıra Dışı Yaşamı başlıklı ilk oturuma geçildi. Sempozyumda Teslayı Öğretmek, Dönel Manyetik Alan ve Kablosuz İletim başlıklarında da üç oturum düzenlendi.